KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16316 E., 2012/6975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2010 tarih ve 2010/366-2010/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin hissedarı olan müvekkilinin 1997 yılından itibaren kar payı alamadığını ileri sürerek 2.000 TL'nin dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/10/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 57.976,71 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, yetkisizlik kararı veren mahkemenin kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde davacı tarafından çağrı kağıdı tebliği için gerekli pulların verilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi talebini içeren 09.04.2010 tarihli dilekçede, “gönderme pulu bırakılmadı, pulsuz” notunun mevcut olması ve pulların daha sonra 26.08.2010 tarihinde verilmesi nedeni ile kararın kesinleşme tarihinden itibaren 10 gün içinde çağrı kağıdı tebliği için gerekli pulların verilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak, HUMK'nun 193/3 maddesine göre 10 gün içinde dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirmesi yeterli olup İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.03.2010 tarihinde verdiği yetkisizlik kararı üzerine davacı vekili tarafından bu mahkemeye verilen 09.04.2010 tarihli dilekçe ile dosyanın Beyoğlu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesinin istenmiş olması ve mahkeme kararının da 10.05.2010 tarihinde kesinleşmiş bulunmasına göre, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davetiye tebliği için gerekli giderin ilgilisinden istenmesinden ibarettir. Davacı gideri ödemediği takdirde kendisine usulen tebligat çıkarılarak bu giderin ödenmesini istemek ve verilmediği takdirde dosyanın işlemden kaldırılması yolunda usuli işlem yapmak gerekirken, anılan şekilde mahkemece gönderme pulunun geç verildiğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16316, K. 2012/6975, 27 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama