KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16405 E., 2012/6334 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2006/350-2010/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kurumun TSE markasını 5 ayrı şekilde tescil ettirdiğini davalının TSE markasını kullanma hakkı olmamasına rağmen bir kısım sağlık malzemelerinin ve kutularının üzerinde kullandığının Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/15474 sayılı soruşturma dosyasında tespit edildiğini, davalının müvekkili ile sözleşme akdetmeksizin TSE markasını kullanarak müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğrattığını ileri sürerek davalının müvekkiline ait TSE markasına vaki tecavüzünün önlenmesine, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4,897,00 TL maddi, 14,691,00 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, kararın trajı en yüksek iki gazete ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, aynı tür iş yapan Şeltek A.Ş ile davalı şirketin aile şirketleri olduğunu, Şelteks AŞ'nin TSE markasını 2001 yılından 2004 yılına kadar kullandığını, temsilcisi olduğu şirketin ISO belgesi aldığından TSE markasının bir hükmü kalmadığını, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın yasal faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı adına tescilli markayı izinsiz olarak ürünleri üzerinde kullanmak suretiyle davacını marka haklarına tecavüz ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının tecavüzünün önlenmesine, 4.897 TL maddi tazminat ile üzerinde davacıya ait markanın bulunduğu ürünleri çokluğu dikkate alınarak 10.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile tahsiline ve kararın ilanına karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16405, K. 2012/6334, 18 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama