KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16577 E., 2011/4473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2011
- Mahkemesi
- İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 gün ve 2007/46-2008/95 sayılı kararı bozan Daire’nin 28.09.2010 gün ve 2008/13592-2010/9332 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın, içki üretimiyle uğraştığını ve bu alanda endüstriyel tasarım tescilini yaptırdığı şişelerle ürünlerini satışa arz ettiğini, davalı firmanın, kendilerinin tekelci haklarını ihlal ederek, benzer cam şişelerle ürünlerini sattıklarını, davalının, cevabi ihtarname ile şişeleri Bulgaristan’dan ithal ettiklerini, bundan böyle aynı şişeleri ithal etmeyeceklerini;
ancak daha önce ithal edip, henüz piyasaya sunmadıkları 250.000 adet şişeyi kullanmak zorunda olduklarını bildirdiklerini, böylece haksız eylemlerini, kabul ve ikrar ettiklerini, İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/87 D.İş sayılı dosyasında yaptırılan incelemeyi müteakiben alınan raporda, şişelerin belirgin biçimde benzer olduğunun tespit edildiğini, bu benzerliğin, 554 sayılı KHK kapsamında tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda haksız rekabet olduğunu, davalı şirketin, bu raporu tebellüğ ettikten sonra itiraz ettiğini;
ancak ihtarnamedeki beyanlarından anlaşılacağı üzere, şişeleri piyasaya sürdüğünün açık olduğunu, End.Tas.KHK’nin 17, 48, 62, 63, 52. maddelerinin uygulanması gerektiğini ileri sürerek, şişelere el konulmasını, yazılı ve görsel medyada yer alan reklamların durdurulmasını, tecavüze konu üretim gereçlerine el konulmasını, öncelikle bu taleplere ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini,öte yandan, tasarıma tecavüz nedeni ile uğradıkları fiili kayba karşılık 10.000,00 TL, davalının bu tasarımı kullanmakla elde ettiği kazanca göre hesaplanacak, yoksun kalınan kazanca karşılık 10.000,00 TL, tasarımın kötü bir üretime,
uygun olmayan içeriğe konu edilmesi nedeni ile tasarımın uğradığı itibar kaybına bağlı olarak 10.000,00 TL olmak üzere, toplam 30.000,00TL maddi ve ayrıca 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesini ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmasını, ayrıca hükmün, gideri davalıdan alınmak suretiyle, ulusal bir gazetede ilan edilmesini,ıslah dilekçesi ile fiili zarara ilişkin 11.704.39 TL ve kazanç kaybına ilişkin 37.398.91 TL daha maddi tazminatın tahsilini,dava dilekçesindeki diğer taleplerin geçerli olduğunu ve hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tasarımının etiketli kapaklı olarak tescil edildiğini, dolayısıyla iki tarafın şişeleri arasında en az 8 farklı özelliğin bulunduğunu, bu farklılıklar nedeniyle, tüketicilerin ürünleri karıştırmayacağını, iki ürünün farklı markalar taşıdığını ve tat, koku, lezzet ve aroma farkları bulunduğunu, davacının İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yaptırdığı 2006/87 D. İş sayılı tespit dosyasındaki rapora itiraz edildiğini; tazminat istemlerinin de haksız ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı firmanın, rakı ürünü için kullandığı şişelerin, özgün bir tasarımını geliştirmek ve tescil ettirmek suretiyle, ürün ambalajı yönünden tescilli bir sınai hak elde ettiği, davalının ise, davacının tasarımını ihlal ettiği ileri sürülen şişeleri için ayrı bir tasarım belgesinin bulunmadığı, iki tasarımın benzer olup,bu durumun davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, davacının yoksun kaldığı kar miktarını 37.398,91 YTL olarak belirlendiği, davalının basiretsiz bir ticari uygulama ile başkasına ait bir tasarımı ihlal edişinin, tasarım hakkının açık ihlali ve haksız rekabet olduğunun da dikkate alındığı,
yanların ticari durumlarına, tescilli tasarımın ihlalinin boyutlarına ve özelliklerine göre, 100.000,00 YTL manevi tazminatın uygun olacağı, gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının, tasarım hakkına tecavüz oluşturan eyleminin durdurulmasına, bu çeşit reklam ve tanıtım şeklindeki eylemlerin durdurulmasına, bu çerçevede, tecavüzlü tüm şişe ve bunların üretimine yarayan gereçlere el konulmasına,
davalının tasarıma tecavüzü nedeniyle, davacı tarafın yoksun kaldığı kazanca ilişkin maddi tazminat isteminin kabulüne, 37.398,91 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
her ne kadar, davacı yan şişenin tasarımı ile ilgili yapmış olduğu harcamaları, fiili zarar olarak talep etmişse de zaten tasarımı kendisi için geliştirirken yapması gereken bir gider olması nedeniyle zarar olarak nitelenemeyeceğinden bu kalemlere ilişkin istemlerin reddine, davacı yanın tasarımın kötü bir şekilde üretime konu edildiği gerekçesiyle itibar kaybı anlamında istediği tazminatın da koşulları oluşmadığından reddine, sair fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine,
tasarım hakkına tecavüz nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve 100.000,00 YTL manevi tazminatın da aynı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmün giderleri davalıdan alınmak suretiyle ulusal bir gazetede ilan edilmesine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2008/13592 E, 2010/9332 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16577, K. 2011/4473, 15 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama