KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/16578 E., 2012/7897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
740 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/06/2010 tarih ve 2009/226-2010/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile aynı grup şirketlerden olan dava dışı Fresh Cake Gıda A.Ş. tarafından özel bir çikolatalı kek türü geliştirildiğini, söz konusu şirketin davacıdan lisansını aldığı "MAGMA" markasını kullanarak ürün için 25.04.2007 tarihinde üretim izni aldığını, üretim izni magma markası ile alınmış olmakla birlikte ambalaj kullanımının ÜLKER DANKEK MAGMA+şekil biçiminde gerçekleştirildiğini, ürünün bu ambalajla piyasaya sunulduğunu ve bu şekil kullanımla belli bir tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandığını,
müvekkilinin ÜLKER DANKEK MAGMA ibaresi ve ürünün ambalajını içeren kompozisyon için 21.09.2007 tarihinde marka başvurusunda bulunduğunu, bu sırada davalının, daha önce piyasaya sunulan ambalaj üzerindeki ürün şeklini kopya ederek ETİ TOPKEK BİDOLU + Şekil ibaresi için marka tescil başvurusu yaptığının öğrenildiğini, davalının marka başvurusuna yapılan itirazın davalı başvurusunun önceki tarihli olduğundan bahisle nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa ürünün, üretim ve piyasaya çıkarılma, tüketici tarafından bu ambalajla tanınarak ayırtedicilik kazanmaya başlama tarihinin 28.02.2007 tarihi olduğunu,
davalının ise bu ürünü piyasada görüp tanıdıktan sonra henüz üretim yapmadığı halde ambalaj markası başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin ambalajdaki kompozisyon üzerinde kullanımla öncelik hakkı olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2009/M-2394 sayılı kararının iptalni, davalı adına sicile tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının itiraz aşamasında sunduğu belgelerden davalı başvurusunun konusu olan işaret üzerinde davalıya nazaran öncelik hakkına sahip olduğunun anlaşılamadığını, zira davacının itiraz aşamasında 21.09.2007/51135 sayılı marka tescil başvurusuna dayandığını, oysa davalının başvurusunun ondan daha önceki tarihi taşıdığını savunmuştur.
Davalı şirket vekili; müvekkilinin marka tescil başvurusunun önceki tarihi taşıdığını, öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, davacının 556 sayılı KHK' nin 8/3 maddesine göre de korunmaya yarar bir öncelik hakkının bulunmadığını, zira davacının müvekkilinin başvurusundan önce markasal olarak kullandığı markanın Magma ibaresi olup, Ülker Dankek Magma + Şekil ibaresinin ise ürünün ambalaj tasarımı olduğunu, Ülker Dankek Magma + Şekil ibaresinin markasal olarak kullanılmadığını, tasarımın sahibine öncelik hakkı tanımayacağını,
öte yandan davacının üretim izni aldığı MAGMA markasıyla vaki kullanımının bu davaya dayanak yaptığı ÜLKER DANKEK MAGMA markası için tanınmışlık ve ayırtedicilik sağlamayacağını, öte yandan davacı markaları hakkında hükümsüzlük davaları açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının itiraz aşamasında sunduğu belgeler kapsamından öncelik hakkına sahip olduğunun anlaşılamadığı,bu nedenle TPE’nin, itirazın reddine dair tesis ettiği kararın hukuka uygun olduğu,buna karşın davalının 2007/45676 sayılı başvurusunun konusu olan işaret ile davacının ilk defa 11.06.2007 tarihinde piyasaya sunumunu gerçekleştirdiği ürün ambalaj kompozisyonu arasında ortalama alıcıları yanılgıya düşürecek seviyede benzerlik bulunduğu,
öte yandan davacının MAGMA markalı çikolatalı kek ürünlerini 22.05.2007 tarihinde çizdirdiği ÜLKER DANKEK MAGMA ibareli özgün ambalaj kompozisyonu ile ilk defa 11.06.2007 tarihinde piyasaya sunduğu, 01.08.2007 tarihinde bu ambalaj kompozisyonunu ihtiva eden ürünlerinin tanıtımını gerçekleştirdiği,
böylece davacının yargılama konusu ambalaj kompozisyonu üzerinde 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi kapsamına girecek şekilde bir sınaî hak elde ettiği, 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesinde yazılı hakkın dayanağı olan Türk Ticaret Kanununun 56 ve 57/5. maddesi uyarınca davacının, davalının marka tesciline itiraz etme ve bu arada onun hükümsüzlüğünü isteme hakkının bulunduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2007/45676 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davacı vekiline 05.10.2010 günü, davalı tarafın temyiz dilekçesi ise 05.11.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davacı vekili tarafından HUMK'nun 433 ncü maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 22.11.2010 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay'ca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK’nun 432/4 nci maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16578, K. 2012/7897, 16 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama