KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1729 E., 2011/10950 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2009 tarih ve 2006/1106-2009/715 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %30 hisseli ortağı olduğunu, şirketin 300.000 TL değerinde olduğunu, Temmuz 2006 tarihinden itibaren ücretli olarak şirkette çalışmasına rağmen aylık 400 TL olarak belirlenen maaşın ödenmediğini, müvekkilinin şirketten soyutlandığını, zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece dava dilekçesinin açıklatılması istendiği için verdiği dilekçe ile müvekkilinin şirketteki %30 hissesi karşılığı kardan alamadığı paylar nedeniyle uğranılan zarar ve şirketteki çalışmalarından dolayı Temmuz 2006 tarihinden beri alamadığı ücret alacağının tahsilini istediğini bildirmiştir.
Davalılar vekili, davacının istediği ve hesap ettiği tutarların afaki olduğunu, neye göre istendiğinin anlaşılamadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirketten sermaye payı ve kar payı ile birlikte 23.257,12 TL alacağının olduğu, davacınını ücret alacağına ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, taraflara verilen 30 günlük kesin süreye rağmen ücret verildiğine veya verilmediğine dair belge sunulmadığı, dolayısıyla davacıya ücret verilmesinin mümkün olmadığı, kar payı verilmesi için ise şirketin bu yönde karar alması gerektiği, davalı şirketin kar payı konusunda kararı olduğunun iddia ve ispat edilmediği, dolayısıyla kar payı verilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1729, K. 2011/10950, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama