KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1805 E., 2011/10871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2007/331 - 2009/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalı ... Tur.Sey.A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi ve annesi olan ...'in davalı firmaya ait otobüste kızı davacı ... ile birlikte yolcu olarak bulundukları sırada kaza geçirdiklerini, kaza sonucunda davacıların murisi Halise'nin vefat ettiğini, davacı ...'nın yaralandığını, olay nedeniyle manevi üzüntüye kapıldıklarını ileri sürerek, davacı ... ve ... için 100.000 TL ayrı ayrı ve davacı ... için 50.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tur. Sey. A.Ş. vekili, manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu Savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların eş ve anneleri olan Halise'nin kaza sonucu vefat ettiği, davacı ...'nın yaralandığı, olay nedeniyle üzüntüye kapıldıkları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, her bir davacı yönünden 12.000 TL manevi tazminatın davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ve davalı ... Tur. Sey. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm olayı nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacıların eşi ve annesi olan Halise Metan’ın davalı ...Ş.’nin maliki olduğu otobüste yolculuk ettiği sırada meydana gelen trafik kazası sonucu öldüğü, davacı ...’ın yaralandığı, oluşan kazada otobüs sürücüsü davalı ...’un tamamen kusurlu bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla bu kaza nedeniyle eş ve annelerini kaybetmiş bulunan davacıların bu nedenle manevi zarara uğradıkları hususu çekişmesizdir. Davada çekişmeli yön davacıların uğradığı manevi zarara karşılık olarak hükmedilmesi gereken manevi tazminatın tayin ve takdirine ilişkindir.
Manevi tazminat, niteliği itibariyle ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindirmeye, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik durumları ile moral yapısı ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında, kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Bu ilkelerin ışığında somut olaya gelindiğinde, davacıların eş ve anneleri olan Halise Metan’ın gideceği yere kendisini sağ ve salim olarak ulaştıracağı düşüncesi ile yapacağı için davalı taşıma şirketini tercih etmiş olmasına rağmen, davalı şirket sürücüsünün tam kusurlu şekilde sebebiyet verdiği kazada ölmüş olup, kazanın oluşumuna, kaza tarihine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve meydana gelen zararın ağırlığına göre, mahkemece davacıların her biri için hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacıların uğradığı manevi zararı karşılamaya yeterli olmadığı anlaşıldığından, davacılar için daha fazla miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekir.
Öte yandan, davacılardan ... müteveffa annesi ile birlikte otobüste yolcu olup, annesini kaybetmekle birlikte, kaza nedeniyle de yaralanmıştır. Adı geçen davacının olay nedeniyle daha fazla elem ve üzüntüye uğradığı şüphesizdir. Bu nedenle, diğer davacılarla eşit miktarda manevi tazminat takdir edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1805, K. 2011/10871, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama