KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/1853 E., 2011/11701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2009 tarih ve 2008/64 - 2009/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "Europoint II", "vehicle rear lights" (araç arka lambaları) adındaki tescilli tasarımının birebir aynısını, davalının Türkiye'de TPE nezdinde tescil ettirdiğini, bu tescilinin kötüniyet taşıdığını, davalının eylemi nedeniyle davacının zarara uğradığını ileri sürerek, tasarımın gerçek sahibinin müvekkili şirket olduğununun tespitine, davalının tasarım gaspı sebebiyle tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı şirket tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet ve tecavüzün kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL maddi 10.000 TL de manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı davacının teminat yatırması talebinde bulunarak, müvekkiline ait tescilli tasarımın yeni ve ayırtedici özelliklere sahip olduğunu, bu konuda faaliyet gösteren firmaların tasarımlarında zorunlu bir benzerlik bulunduğunu, davacı tarafın tasarımı Türkiye'de tescilli olmadığından davacının tescilden doğan haklara ve haksız rekabet hükümlerine dayanamayacağını, endüstriyel tasarım sahibinin tescili hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava kısmen kabul edilerek, davayı konu tasarımın gerçek sahibinin davacı şirket olduğunun tespitine, davalı şirket adına tescilin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu tasarım ve sınai model haklarına davalı şirket tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet ve tecavüzün kaldırılmasına,
davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirterek açtığı kısmi tazminat talebinde ticari teamüllere göre tarafların hitap ettikleri alıcılar, ticari işletme kapasiteleri ve diğer hususlar açısından özel olarak bir araştırma yapılma ve sonuçta oluşacak bir tazminat hesabı doğup doğmayacağı belirlenemeyeceğinden maddi tazminata ilişkin talebin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak kaydı ile Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu 2006 01793 sayılı çoklu tasarım belgesi ile tescilli tasarımlardan 1 nolu (1.1, 1.2, 1.3) tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadıklarının belirlenmiş bulunmasına göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava konusu 2006 01793 sayılı çoklu tasarım tescil belgesinin 2 adet tasarımdan oluştuğu, davacı tarafça bu tasarımlardan 1 nolu (1.1, 1.2, 1.3) tasarımın hükümsüzlüğünün talep edildiği ve bilirkişilerce de bu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına sahip olmadığı belirlendiği halde, mahkemece dava konusu çoklu tasarım tescil belgesindeki 2 sayılı tasarımın da hükümsüzlüğü sonucunu doğuracak şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmadığı gibi,
dava konusu tasarımların sicilden terkin edilinceye kadarki kullanımları tescil belgesine dayalı bir kullanım niteliğinde olması sebebiyle bu tür bir kullanımın haksız rekabet olarak nitelendirilmesi de mümkün olamayacağından, mahkemece davalı tarafından yaratılan haksız rekabetin önlenmesi, manevi tazminat ve tecavüz fiillerinin kaldırılmasına karar verilmesi isabetli görülmemiş, bu yönlerden kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/1853, K. 2011/11701, 3 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama