KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2025 E., 2011/12408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu (Kapatılan) Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2009 tarih ve 2008/69-2009/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1907 yılında İsveç’te kurulduğunu, 20’den fazla ülkede 100’den fazla fabrikası olduğunu ve rulman sektöründe dünya lideri olduğunu, 1929 yılından itibaren de SKF Türk Sanayi ve Tic. Ltd.
Şti. adında İstanbul’da bir bağlı şirketinin bulunduğunu, “SKF” markasının tanınmış marka olduğunu, dünyada bir çok ülkede tescillinin ve Türkiye’de Türk Patent Enstitüsü nezdinde 1982,1987,1990,2000,2004,2005 tarihlerinde tescil ettirilmiş “SKF” ibaresi taşıyan markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ise 2005/52873 nolu “F.S.K.” ibareli markayı tescil ettirdiğini, bu markanın davacının markasıyla aynı harflerden oluştuğunu yalnızca harflerin yerinin farklı olduğunu, iltibas tehlikesinin bulunduğunu ve davalının tescilde kötü niyetli olduğunu ileri sürerek,
davalı adına 7. sınıftaki mal ve hizmetler için tescilli 2005/52873 nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkiline ait “F.S.K” markasının ticaret unvanında yer alan FİŞEK ibaresinin sessiz harflerinden oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğuna ve basiretli tacir gibi davranmadığına ilişkin iddiaların yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olduğu, Paris Sözleşmesi kapsamında koruma hükümlerinden faydalanacağı, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca taraflara ait SKF ve F.S.K markaları arasındaki karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı şirketin SKF markasının 100 yılı aşkın süredir kullanmış ve dünyanın pek çok yerinde bu markayı tescil ettirmiş olduğundan davalının kötü niyetli olduğu, davalı markasının MK. 2 ve 556 sayılı KHK’nin 35. maddesi uyarınca da sicilden terkini gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2005/52873 nolu 7. sınıfta tescilli “F.S.K” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2025, K. 2011/12408, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama