KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2211 E., 2012/1643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/11/2009 tarih ve 2008/816-2009/595 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.02.2012 günde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediklerinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının Almanya'daki müşterisine 10.04.2004 tarihinde davalı aracılığı ile 30.654,32 Euro tutarında banka teyitli vesaik mukabili ihracat yapıldığını, ihracat şeklinin davalı firmaya resmi evraklarla bildirildiğini ve yükleme notasında da açıkça yazıldığını, konşimentonun da banka adına düzenlendiğini, bankanın belgeleri inceleyip parayı ödemesinden sonra malların alıcıya teslim edilmesi gerektiğini ancak, davalının bu usule uygun davranmayıp malı doğrudan müşterinin deposuna indirip teslim ettiğini,
bu nedenle ithalatçı firmadan mal bedellerini alamadıklarını ileri sürerek 30.652,32 Euro'nun 12.04.2004 ödeme tarihinde T.C Merkez Bankası kuru karşılığı 49.758,89 TL zararın doğduğu tarihten itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıyıcı olup, davacı satıcı ile yurtdışındaki alıcı arasında yapılan sözleşmenin tarafı olmadığını, satış bedelini satıcı adına tahsile yetkisinin bulunmadığını, verilen talimatlara uyup malın gümrükleme adresine teslim edildiğini, yükün vesaik mukabili ödeme kaydı ile tesliminin olması halinde bile CMR hamule senedinde belirtilen gümrükleme adresine teslim edildiğini, davacının orijinal A-TR belgesini gümrüğe ibraz etmediğini, iade edilen malları davacının teslim almayarak zararın büyümesine neden olduğunu,
alıcının orijinal A-TR. belgesinin gönderilmesi halinde reklamasyon indirimi ve teslim alınmayıp iade edilen malların bedelinin indirilerek kalan parayı ödeyeceğini bildirmesi karşısında açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davacı-karşı davalının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği olayı mazeret göstererek navlun ve diğer taşıma masraflarını ödemediğini ileri sürerek, 153 GBP ile 4.693,51 Euro'nun fiili ödeme günündeki TL karşılığını davalıdan tahsiline, alacağı CMR'nin 27. maddesi uyarınca yıllık %5 faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar davalı- karşı davacının temyizi üzerine Dairemizin 22.04.2008 tarihli kararı ile onanmış, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme istemi sonucu Dairemizin 24.10.2008 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak asıl davanın kısmen kabulü ile 35.000 TL. davacı zararının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasa ile değişik 2/2 bendindeki faiz oranı uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline, karşı davanın ise sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2211, K. 2012/1643, 9 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama