KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2316 E., 2011/12500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/06/2009 tarih ve 2008/102-2009/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin pimapen imalatçısı ve montajcısı bir firma olduğunu, Ege-Pen üretici bayiliğini yaptığını, tanınmış firma olduğunu, 22.04.1999 tarihinde sektörün en tanınmış firmasından avantajlı şekilde mal alım sözleşmesi yaptığını, vadeli çekler verdiğini, ancak dava dışı satıcı firmanın, müvekkilinin Merkez Bankası kayıtlarında sorunlu ve takibe uğramış firma göründüğünü, verilen çeklerle satışın mümkün bulunmadığını gerekçe göstererek akdi feshettiğini, bu sözleşmeye dayalı kredi kullanım isteminin de aynı gerekçelerle Şekerbank A.Ş.
Çorlu Şubesince reddedildiğini, yapılan incelemede davalı tarafça müvekkilin 3.700,00 TL borcu bulunduğu konusunda Merkez Bankasına kayıt iletildiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin bir borcunun olmadığını, davalının bu eylemi ile maddi ve manevi zarara uğradığını, yapılan indirim ve elde edilecek kar toplamı yaklaşık 29.743,90TL gelir kaybının olduğunu, ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek,
5.000,00 TL manevi ve şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın 01.05.1999 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17.04.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini artırarak 20.929,87 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi müşterisi Turgay Karaağaç’ın kredi riskinin bulunduğunu, anılan kişinin oda numarasının hata sonucu ticaret sicil numarası olarak kayıtlara işlendiğini, oda numarasının ise davacının sicil numarası ile aynı olduğunu, bu kişiyle ilgili bildirim yapıldığını, ancak adının da yazıldığını, dava dışı Merkez Bankası’nın ismi dikkate alınmadan kayıtlara girdiğini, sonradan yanlışlığın düzeltildiğini, işlemlerin kısa sürede olduğunu, davacının iddialarının yersiz bulunduğunu, maddi ve manevi tazminat koşullarının olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, davalının kredi müşterisiyle ilgili olarak Merkez Bankası’na bildirim yaparken hata yaptığı, sicil numarası yerine oda numarası bildirdiği, bu numaranın da davacının sicil numarası olduğu, ayrıca firma adı da bildirmesine rağmen dava dışı Merkez Bankası’nın buna dikkat etmediği, davacının çeklerini ödemeyen firma konumuna düştüğü, ticari itibarının zedelendiği, davalı ile anılan bankanın %50 şer kusurlu oldukları, yapılan bu yanlış işlem sonucu davacının İnterplast Plastik Doğrama Aksesuarları San. ve Dış Tic.
A.Ş. ile yapmış olduğu mal alımına ilişkin anlaşmanın feshedildiği, toplam 19.674,08 TL maddi zararın davalı bankanın kusur oranına göre 9.837,04 TL'lik kısmından sorumlu tutulabileceği, davanın ıslah edilerek dava değerinin artırıldığı, her ne kadar Yargıtay'ın bozma ilamından sonra ıslah yapılamayacağı belirtilmekte ise de açılacak ek davada yatırılması gereken harcın davacı tarafından ıslah dilekçesi ile birlikte yatırılmış olduğu, davalı tarafa tebligat işleminin yapıldığı,
usul ekonomisi ve davanın daha fazla sürüncemede kalmaması açısından ıslah talebinin kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren, 9.337,04 TL maddi tazminatın ıslah tarihi olan 17.04.2009 taraihinden itibaren, 2.500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin dava dilekçesi ile 5.000,00 TL manevi ve 500,00 TL maddi tazminatın ticari faiziyle tahsilini talep ettiği, 07.02.2006 tarihli ilamla maddi tazminat isteminin reddine, 2.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizce, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile maddi tazminata yönelik red kararı yönünden hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulmuş olup, davacı vekili, 17.04.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini artırarak 20.929,87 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili bu şekilde ıslah dilekçesi ile faize ilişkin olarak reeskont faiziyle tahsil talep ettiği halde, yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2316, K. 2011/12500, 10 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama