KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2365 E., 2011/5307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Azdavay Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2009 tarih ve 2009/13-2009/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, davalının Azdavay 1. İcra Müdürlüğünün 2008/131 sayılı dosyası üzerinden haklarında 21/10/2008 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlattığını, takip dayanağı 01/11/2007 tarihli 3.500 TL senet bedelini 30/01/2007 ve 27/08/2008 tarihinde ödediklerini, senedi açık olarak Zekeriya Şirin’e verdiklerini, davalının senede kendi ismini yazarak yeniden alacak talep ettiğini ileri sürerek, icra takibinin geri bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davacıların borcunu ödemediğini savunarak, davayı açan şahıslardan Cemil’in duruşmada hazır olmadığından dosyanın işlemden kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı ...’in 03/02/2009 tarihli celseye mazeretsiz gelmediği, dosyanın işlemden kaldırıldığı, üç aylık süresi içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle HUMK 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... temyiz etmiştir.
Dava, menfi tespit davasıdır. Davacılar haklarında başlatılan takip konusu senet bedelini ödediklerini iddia etmiştir. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı durumunda bulunduklarına göre, her bir davacı tek başına davayı takip edebilir. Duruşmada hazır bulunan davacı ... tarafından takip edilen davaya bu davacı yönünden devam edilmesi gerekirken, davacı ...’in davayı takip etmediği gerekçesiyle her iki davacı yönünden HUMK’nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı ... yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2365, K. 2011/5307, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama