KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2542 E., 2010/2913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
- Mahkemesi
- Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2007 tarih ve 2006/550-2007/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan protokol ile davalının Makine Ltd.Şti. nezdindeki % 30 hissesinin ve...’a ait % 20 hissenin müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı ...7e devri karşılığında müvekkil şirkete ait 80.000 YTL meblağlı 6 adet çek verileceğinin öngörüldüğünü, çeklerin verildiğini ve biri hariç diğerlerinin ödendiğini, biri için davalının davacı şirkete karşı takip başlattığını, hisse devri yapılmadığından çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, davacının 10.000,00 YTL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, % 40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, protokolün 1 nci maddesinin aksine hisse devri yapılmadan çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, çeklerin tesliminden sonra hiçbir alacağın ve borcun kalmadığının protokolün 5 nci maddesinde yazılı olduğunu, hisse devrine hazır oldukları halde davacı temsilcisinin ihmali nedeniyle devrin gerçekleşmediğini, diğer çekler ödendiği halde dava konusu çekin ödenmemesinin devrin yapılmamasına bağlanmasının çelişkili olduğunu, çeke tedbir konulmamasını ve davanın daha önce açılmamasını davacının açıklaması gerektiğini, davalının kötüniyetli olmadığını, çeki zamanında ödemeyerek takibe ve davaya neden olan davacının çekin karşılıksız olması nedeniyle dava açtığını, iyiniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalının hisse devrini gerçekleştirmediği, devir karşılığında aldığı çekin bedelsiz kaldığı, protokol hükmünü yerine getirmediği halde takip başlatmasının kötüniyeti gösterdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hisse devir vâdine ilişkin adi yazılı protokolün TTK’nun 520/son maddesi uyarınca taraflar arasında dahi geçerli olmaması nedeniyle tarafların birbirine verdiğini birbirlerinden geri isteme haklarının nedensiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde doğmuş bulunması karşısında, çekin bu nedenle dahi karşılıksız kalmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı, aynı protokole dayalı diğer çekleri hisseyi devretmediği halde kendisine ödeyen davacının protokole konu diğer bir çekinin karşılıksız çıkması üzerine takip başlatması var olduğunu düşündüğü hakkın kullanımı kapsamında olup, takip haksız ise de kötüniyetli değildir. Bu durumda, mahkemece davacının kötüniyet tazminat isteminin koşullarından birinin gerçekleşmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile aksi yönde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2542, K. 2010/2913, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama