KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2658 E., 2011/14436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2009 tarih ve 2008/56-2009/269 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “KİDMAX” ibaresini 30. sınıfta marka olarak tescil ettirmek için davalı TPE'ye başvurduğunu, söz konusu başvurunun yayınlanması üzerine diğer davalının marka yayınına itiraz ettiğini, bu itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı'nca reddedildiğini, davalı şirketin bu defa Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na itiraz ettiğini, bu kurulca davalı şirketin itirazına dayanak yaptığı 14 adet marka ile müvekkilinin başvurusu arasında benzerlik olduğu gerekçesiyle itirazın kabul edildiğini, ancak bu kararın yerinde olmadığını,
zira müvekkilinin başvurusu ile davalı şirket adına tescilli markalar arasında benzerlik olmadığını, ayrıca “MAX” ibareli çok sayıda markanın tescilli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2007-M-6918 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurumca verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının başvurusuna konu markanın ayırt edici unsurunu “max” ibaresinin oluşturduğunu, bu ibarenin müvekkilinin tüm dünyada tanınmış “max” markasının aynısı olduğunu, tescil başvurusunun reddine ilişkin kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “KİDMAX” ibaresinin 30. sınıfa dahil tüm alt sınıflar yönünden marka olarak tescilini talep ettiği, davalı şirketin de aynı sınıfta redde dayanak yapılan 13 adet “MAX” ibaresi taşıyan veya “MAX+Şekil” unsurlu tescilli markalarının olduğu, tescili istenen marka ile redde dayanak markaya ait ürünler arasında ayniyet bulunduğu, davacının başvurusuna konu ibarenin baskın
unsurunu “max” ibaresinin oluşturduğunu, bu durumda redde dayanak markalar ile dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunduğu, söz konusu markalara konu ürünlerin kullanım alanlarının ve hedef kitlesinin aynı olduğu, aynı ticari kanallardan tüketicilere ulaşarak aynı satış reyonlarında tüketicilere satışa sunuldukları, aynı sektörde faaliyet gösteren üreticilere ait oldukları, özellikle ürünlerin yönelik olduğu nihai tüketici kitlesinin çocuklar olduğu nazara alındığında ürünler arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2658, K. 2011/14436, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama