KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2712 E., 2011/14726 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fıkrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2009 tarih ve 2007/124-2009/251 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ' Dobra Dobra' ibaresini 20 yıldır köşe yazıları ve röportajlarında kullandığını, aynı zamanda 12.04.2006 tarihinde adına marka olarak tescil ettirdiğini, davalı ile 24.03.2006 tarihinde ' Dobra Dobra' isimli sabah programı konusunda sunuculuk sözleşmesi imzalandığını, 14.05.2007 tarihinde karşılıklı olarak sözleşmeyi sona erdirdiklerini, buna rağmen davalının 20.04.2007 tarihinde dava dışı Müge Anlı ile aynı isimli programa ilişkin sözleşme imzaladığını, bu suretle marka hakkına tecavüz ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün tespitini, men'ini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile sunuculuk sözleşmesi yapıldığını, bu bağlamda isim hakkına ilişkin hakların kendilerine devredildiğini, program başladıktan sonra markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, buna ilişkin olarak markanın hükümsüzlüğüne ilişkin dava açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ' Dobra Dobra' ibaresini 1980 tarihinden itibaren köşe yazısı ve röportajlarda marka olarak kullandığı, kurucu hak sahibi olduğu, davacının sunduğu programlar haricinde isim hakkını devretmediği, davalının 3. kişilerle aynı ibareyi taşıyan sözleşme yapmak suretiyle marka hakkına tecavüz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, markaya tecavüzün tespitine, men'ine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2712, K. 2011/14726, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama