KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2771 E., 2011/14372 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2009 tarih ve 2008/204 - 2009/557 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kredi başvurusunda bulunduğunu, davalı tarafından kara listeye alındığını ve bu nedenle de kredi alamayacağını öğrendiğini, davalı banka görevlileri tarafından T.C. Merkez Bankası'na yapılan hatalı bildirim neticesinde müvekkilinin kara listeye alındığını, müvekkilinin kredi kartı borçları ile ilgili olarak herhangi bir ödeme düzensizliğinin bulunmadığını, müvekkilinin iş hayatında büyük ticari itibarı olduğunu, davalının hataen yaptığı bu bildirimin müvekkilinin kişilik haklarına ağır saldırı niteliği taşıdığını ileri sürerek 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından sehven davacı hakkında Merkez Bankası'na bildirim yapıldığını, bu durumu fark eder etmez ilgili kaydın düzeltilmesi için Merkez Bankası'na yazı yazdığını ve düzelttirdiğini, davacının maddi hiçbir kaybının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının kendi beyanları ile açıkça belirttikleri gibi kendi personelinin hatalı işlemi ile Merkez Bankası’na bildirimde bulunularak davacının güvenilir müşteri durumunda olmasına rağmen kredi almaya yasaklı bir müşteri haline getirildiği, davalı tarafından hatalı işlemin düzeltilmesi için Merkez Bankası’na gerekli müracaatın yapıldığı ve akabinde de hatanın düzeltildiği, davacının yasaklı hale gelmekle güvenirlilik durumunun ortadan kaldırıldığı, önemli bir firmada iyi bir konumda bulunan davacının kişilik haklarına saldırı olduğu, bunu kabullenememesinin ve üzüntü duymasının normal olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar veilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2771, K. 2011/14372, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama