KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3039 E., 2011/14699 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2009 tarih ve 2007/156-2009/654 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından süper konut sigorta poliçesi ile 17.01.2006-17.01.2007 tarihleri arasında sigortalanan müvekkiline ait dairenin bulunduğu apartmanın altından geçen kanalizasyon kanalının tıkanması nedeniyle daire tuvaletindeki pis suların geri tepmesi sonucu hasar meydana geldiği, sigorta şirketine ihbar yapılmış ise de gerekli ekspertiz işlemleri ve hasar ödemesinin yapılmadığı ileri sürerek, şimdilik 9.353,00 TL sigorta tazminatının avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan poliçe primi tahsilatı yapılamadığını, peşinat ve taksitlerinin belirtilen zamanlarda ödenmemesi sebebiyle poliçenin iptal edildiğini, ayrıca zararın hangi tarihte meydana geldiğinin belli olmadığını, ihbar yapılmadığını ve ekspertiz incelemesinin kendileri tarafından yaptırılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının sunduğu makbuzlara göre prim tutarının tamamen ödenmiş olduğu, ödemenin davalı şirket kayıtlarında görülmemesinin sonucu etkilemeyeceği, uyuşmazlığın zararın meydana geldiği tarih konusunda olup sigorta poliçesinin 17.01.2007 günü saat 12.00 de sona erdiği,
dinlenen davacı tanıklarına göre hasarın 17.01.2007 tarihinden 2-3 gün kadar önce meydana gelip davacının şehir dışında olması nedeniyle evin kapalı bulunmasından dolayı etrafa yayılan kokunun dayanılmaz boyuta gelip yapılan kontrol sonucunda şehir dışında olan davacıya hasarın 17.01.2007 günü 10:30 – 11:00 saatleri arasında bildirildiği, bu durumda hasarın poliçenin sona ermesinden önce meydana gelmiş olduğunun kabulünün gerekeceği, hasar sebebiyle davacının toplam 8.752,70 TL zararı olduğu gerekçesiyle 8.752,70 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.400 TL’nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 18/11/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Somut davada davacı tarafından talep edilen 9.353 TL tazminat talebinin 8.752,70 TL kısmının davalıdan tahsiline dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmişse de red edilen miktarın yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz istemine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3039, K. 2011/14699, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama