İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/3068 K.2012/2627

2-... 3-... VEKİLİ : Av. ...

Esas2010/3068Karar2012/2627Tarih23 Şubat 2012Okuma6 dk · 1.204 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/3068 E., 2012/2627 K.·Asıl Ve Birleşen

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Şubat 2012
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Davada davacı
...
Vekili
Av. ... Özacak
Davada davalılar
1-Teknosite Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.204 kelime·6 dk okuma

2-... 3-... VEKİLİ : Av. ...

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2009 tarih ve 2008/296-2009/489 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/02/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. Ahmet Buhari ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin, Teknosite Sağlık Hizmetleri Limited şirketinin % 25 hissedarı olduğunu, davalı iki ortağın da dava dışı şirkette % 25 ve % 50 paya sahip bulunduklarını, uzun süreden beri müvekkili ile diğer ortaklar arasında başgösteren uyuşmazlıkların düzelmediğini, davacının katılma haklarını kullanılması,

hissesinin değerinin belirlenmesi ve gerektiğinde payını diğer ortaklara veya üçüncü bir kişiye devredilebilmesine yönelik istemlerinin dikkate alınmadığını, davalıların şirketin aldığı krediler için davacının rehnettiği iki taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması karşısında hisselerini devralma yönündeki isteklerini müvekkiline bildirdiklerini, bu oransız ve haksız istemin reddedildiğini, müvekkilinin şirketten uzaklaştırıldığını, haklarını izleyemez hale getirildiğini, müvekkilinin sağlık problemleri nedeniyle hazır olamadığı 10.03.2008 tarihli bir toplantı yapıldığını,

bu toplantının davacıyı zarara uğratmak amacıyla gerçekleştirildiğini, yeni toplantı tarihinin davalılarca kabul edilmediğini, davacı tarafından gönderilen temsilcinin de toplantıya alınmadığını, dava tarihi itibariyle davacının son altı aydır davalılarca şirkete alınmadığını, 10.03.2008 tarihli toplantıda alınan kararların müvekkiline 17.03.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak bu toplantıda 2, 3, 4 ve 6 ncı maddesinde alınan kararların hukuka uygun bulunmadığını ileri sürerek, 10.03.2008 tarihli ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın ortaklık aleyhine değil ortaklar aleyhine açıldığını, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, ortaklığın sulhen çözümünden yana bir yaklaşım göstermediğini, davacının hükümsüzlüğünü ileri sürdüğü 10.03.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların esasen davacının da olumlu oy verdiği 08.09.2007 tarihli ortaklar kurulu kararının icrasına yönelik olduğunu, davacının ayrılmak payını önce 250.000 YTL, daha sonra da 187.500 YTL olarak talep ettiğini, halbuki davacının ayrılma payının reel olarak tespit edileceğini, şirket borçları düştükten sonra varsa alacağının kendisine ödeneceğini, müvekkil şirket ortaklar kurulunun 10.03.2008 tarihinde aldığı kararın hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

.../...

2010/3068 2012/2627 Sf-2-

İşbu dava dosyası ile birleşen 2008/297 esas sayılı dosyada davacı ...

Sendur Ülkenciler vekili, davacının dava dışı şirketin kuruluşundan bu yana ortağı olduğunu ve şirketin gelişimine büyük katkı sağladığını, buna karşılık şirketin 10.03.2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacının tüm yetkilerinin elinden alındığını, davacıyla davalılar arasında uyuşmazlığın boyutunun artık giderilemez durumda olduğunu, davalıların bu tutum ve davranışlarıyla davacıyı şirketten uzak tuttuğunu ve 2007 Eylül ayından itibaren şirketle olan ilişkisini kestiğini, müvekkilinin son altı aylık süre içinde şirkete dahi alınmadığını, davacının şirketten kâr payı alamadığını ileri sürerek,

davacının TTK 551/2 maddesi uyarınca haklı nedenlerle şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine, tasfiye işleminin müvekkil hissesinin diğer ortaklar tarafından reel değeri karşılığında satın alınmasına, TTK 551/4. maddesine göre esas sermayeyi aşan şirket malvarlığından ödenmesine, bunun mümkün olmaması halinde şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye sonucu ortaya çıkacak alacağın ihtar tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline, 2007 Eylül ayından itibaren şirketin reel kârından müvekkil hissesine düşen kısmın hesaplanarak ödenmesine,

ayrılma akçesinin sermayeyi aşan kısımdan ödenmesi söz konusu olmazsa, bu takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, şirkete dava dışı Hüseyin Kabakçı’dan satın alınan distrübütörlüğün şirketi zarara soktuğunu, davacının dava dışı Kabakçı ile birlikte şirket aleyhine faaliyet gösterdiğini, davacının başka şirketler adına ihale takipçiliği yaptığını, personel içinde huzursuzluk çıkardığını, şirkete yapılan hiçbir davete icabet etmediğini, şirketin aracına ceza kesilmesine yol açacak tavırlar içine girerek şirketi zarara uğrattığını, davacı yüzünden dava dışı şirketin bir çok müşteriyle ilişkisinin kopma noktasına geldiğini,

davacının şirketin parasıyla seyahat ettiğini ve bu iş seyahatleri sonucunda şirkete rapor vermekten kaçındığını, davacının bilerek uyuşmazlık çıkardığını, hak etmediği halde şirketten payını alarak ayrılmaya gayret ettiğini, davacının şirketten ayrılmasının bir zaruret olduğunu, bununla birlikte haklı nedene istinaden bunu talep etme hakkının esasen şirkete ait olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 10.03.2008 tarihli Ortaklar Kurulunda alınan 2 nolu karar yönünden, araç satımının şirketin içinde bulunduğu durumun gereği olduğundan davacının kullandığı aracın satışa çıkarılmasında hukuka aykırılık olmadığı, kaldı ki, davacının müdürlük görevini icra etmesi zarfında araca gereksinim duyması halinde, şirketten talepte bulunarak kendisine araç tahsis edilmesini talep etmesinin mümkün olduğu, 3 nolu karar yönünden, davacının şirketi temsil yetkisinin sınırlandırılmasının TTK.m.

381’e aykırılık teşkil etmediği, 4 nolu karar yönünden, davacıdan talep edilecek meblağın ortaklar kurulunda belirtilenden farklı olarak ortaya çıkması ihtimalinde, duruma göre söz konusu kararın iptali veya davacıya şirket tarafından yöneltilecek ifa talebinin bir kısmî menfi tespit davasıyla karşılanmasının söz konusu olabileceği, 6 nolu karar yönünden, davacının ve diğer davalının müdürlük sıfatı muhafaza edildiğine göre, her bir müdüre şirketteki konumuna göre bir ücret tahakkuk ettirilmesi, eşitlik ilkesinin mutlak bir sonucu olduğu, bu açıdan, kararın iptale tabi olduğu,

haklı sebebin varlığından söz edebilmek için, bu sebebin, davacıyla şirket arasındaki ortaklık ilişkisini sona erdirmeyi adil kılacak nitelikte olması gerektiği, davacı tarafından ileri sürülen olgular ve tanık beyanları, taraflar arasındaki anlaşmazlıklara açıkça işaret etse de, bu anlaşmanın haklı sebeple çıkarılmaya veya feshe yol açmayacağı, davacının kendi kusuruyla söz konusu haklı sebebin (güven ilişkisinin zedelenmesinin) oluşumuna katkıda bulunduğu,

her ne kadar genel kurul kararlarının iptali ve ortaklıktan çıkma ve şirket feshi davaları, bilirkişilerce belirtildiği gibi ortaklık tüzel kişiliğine yönetilmesi gerekirse de dava dilekçesinde davalı olarak ortaklık adı ile yöneticilerin adı da yazıldığından davaların ortaklık aleyhine açıldığının kabulünün gerektiği, asıl davada davalı şirketin 10.03.2008 tarihli ortaklar kurulunun 6 nolu alınan kararın iptaline, aşan istemin reddine, birleşen davanın ise kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir. .../...

2010/3068 2012/2627 Sf-3-

1- Asıl dava, 10.03.2008 tarihli ortaklar kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti, birleşen dava, davacının TTK 551/2 maddesi uyarınca haklı nedenlerle şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesi, davacının hissesinin diğer ortaklar tarafından reel değeri karşılığında satın alınması, TTK 551/4. maddesine göre esas sermayeyi aşan şirket malvarlığından ödenmesi, bu mümkün olmaz ise şirketin fesih ve tasfiyesi, tasfiye sonucu ortaya çıkacak alacağın tahsili istemine ilişkindir.

Dairemiz tarafından yapılan mürafaa sırasında davalı vekili tarafından davacının şirketten çıkmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği ileri sürülmüş, davacı vekili ise kararın iptali hususunda açılan davanın derdest olduğunu savunmuştur. Dairemizin yerleşmiş içtihatları uyarınca ortaklık sıfatına bağlı olarak açılan iş bu davada ortağın bu sıfatının dava sonuna kadar devam etmesi gerekmektedir.

Bu durumda, mahkemece, davacı ...’in davalı limited şirketteki ortaklığının sona erdiği yönündeki davalı tarafından sunulan deliller değerlendirilerek aktif husumet yönünden durum açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, alacaklı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -Teknosite Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 23/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

27/02/2012 - S.C

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3068, K. 2012/2627, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/3068
Karar No
2012/2627
Tarih
23 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/3084 K.2012/3261
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/3105 K.2012/2354
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/3106 K.2012/2628
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/3112 K.2012/3207
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/3136 K.2012/3265
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/3141 K.2012/5062

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.