KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3312 E., 2012/2604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2007/235-2009/321 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/02/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi M. Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından "şok bağımsızdır halkı tutar" ibaresinin 16 ve 41.sınıflarda marka olarak tescili amacıyla 08/02/2006 tarihinde yapılan başvurunun davalı tarafından 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi uyarınca kısmen reddine karar verildiğini, müvekkiline ait başvuru konusu markanın redde sebep olan markalarla benzer olmadığını ve karıştırılmasının da mümkün bulunmadığını, tescil tarihinden önce kullanılmış ve ayırt edicilik kazanmış olduğunu, verilen kararın haksız bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nun 2007-M-4179 sayılı kararının iptali ile "şok bağımsızdır halkı tutar " markasının müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı başvurusunun konusu olan "Şok" ibareli işaret ile redde mesnet alınan "Şok", "Şok ve Şekil", "Detroit Shock" ibareli markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarını, mal ve hizmetlerinin de aynı veya aynı türden bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesinde ifadesini bulan şartların olayda mevcut olduğunu, davaya konu ibarenin başvuru tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenleme uyarınca 7/b maddesindeki mutlak red nedeninden etkilenmeksizin 7/son fıkrasındaki istisnai hükümden yararlanmasının mümkün olmadığını, müvekkili tarafından alınan kararların usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusu ile redde mesnet alınan 2004/25374 sayılı markanın 16. sınıftaki mallar itibariyle 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi anlamında benzer olduğu, davacı başvurusunun 41. sınıftaki hizmetleri yönünden redde dayanak yapılan 1998/194102 ve 98/00445 sayılı markalar ile 7/1-b maddesi kapsamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, davacının marka başvuru tarihi itibariyle markanın kullanımla ayırt edicilik sağladığı iddiasının dinlenmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK'nun 28.07.2007 tarih, 2007-M-4179 sayılı kararının 41. sınıfta yer alan hizmetler yönünden kısmen iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
./...
2010/3312 2012/2604
S2
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflardan Ayrı Ayrı · 21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK 24.02.2012 HŞ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3312, K. 2012/2604, 23 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama