KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3425 E., 2011/15020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2009 tarih ve 2008/312-2009/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılından beri tescilli MİROİL ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin ise anılan ibareyi kurulduğu 2006 yılından beri unvanında kullandığını, bunun müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabetinin tesbit ve men’i ile davalı unvanından MİROİL ibaresinin terkinini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, MİROİL ibaresi üzerinde davacının öncelik hakkının bulunduğu, davalının bu ibareyi ticaret unvanında kullanmasının haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının eyleminin haksız rekabet olduğunun tesbiti ile davalının ticaret unvanından ve tabela, madeni yağ lisansı ve diğer alanlarda kullanmakta olduğu MİROİL ibaresinin çıkartılarak haksız rekabetin önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin unvanında davacıya ait tescilli markanın kullanıldığının sabit olduğuna göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalının ticaret unvanında davacıya ait markanın kullanıldığı iddiasına dayalı, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tesbit ve men’i ile davalının ticaret unvanından “MİROİL” ibaresinin terkini ve hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.
TTK.nun 52. maddesi uyarınca, usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine aittir. Usulen tescil ve ilan edilen ticaret unvanı, terkin edilinceye kadar koruma altında olup, sahibine kullanma hakkı bahşeder.
Bu bakımdan terkinine karar verilip bu karar kesinleşinceye kadar bir ticaret unvanın kullanımından kaynaklanan tüm hukuki haklar unvan sahibine ait olup, davalının tescilli unvanına güvenerek işletmesi ile ilgili faaliyetlerde, tabela ve belgelerinde anılan ibareyi kullanması haksız rekabet oluşturmaz. Dolayısıyla, terkin kararının kesinleşmesinden sonra davalının bu unvanı kullanması halinde eylemleri haksız rekabet teşkil edebilecektir.
O halde, tescilli unvanın sicilden terkin edildiği tarihe kadar kullanılmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmamasına göre, markaya tecavüz ve haksız rekabetin varlığından sözetmek mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sadece davalıya ait ticaret unvanından MİROİL ibaresinin terkinine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde haksız rekabetin tespitine, önlenmesine ve kararın ilanına da hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3425, K. 2011/15020, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama