KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3466 E., 2011/15062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2006/772 - 2009/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat rizikolarına karşı sigortalı emtianın, davalı şirket tarafından yapılan nakliye esnasında kaybolduğunu, tespit edilen 12.570,92 TL tazminatı sigortalıya ödeyerek haklarına halef olduklarını ileri sürerek, 12.570,92 TL'nin 20.02.2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sigortalısı Balnak Nakliyat ve Lojistik Hizm. Tic. A.Ş.'nin adı hava yük senedinde ne alıcı ne de gönderici olarak görülmediğinden husumet itirazında bulunmuş, öte yandan süresinde ihbarda bulunulmadığını, taşımaya ilişkin herhangi bir değer bildirilmediğinden talep edilebilecek tazminatın Konvansiyonda öngörülen tazminat miktarı ile sınırlı olacağını, faiz talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, emtianın kaybolması ve hiç teslim edilmemesi nedeniyle ihbar süresinin başlamasının düşünülemeyeceği, davalının sorumluluğunun 527 SDR ile sınırlı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, sınırlı sorumluluk miktarı olan 527 SDR'nin karar tarihindeki kuru gözetilerek hüküm tarihindeki TL karşılığı olan 1.236,81 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 21.07.2004 tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Somut olayda, davacı 12.570,92 TL'nın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece 22.10.2009 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 1.236,81 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ait istemin ise reddine karar verilmiştir. Bu durumda kabulüne karar verilen miktar yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davalı tarafından gerçek zarar tutarının sorumluluk sınırından daha düşük olduğuna dair bir temyiz sebebinin ileri sürülmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3466, K. 2011/15062, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama