KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/366 E., 2011/9036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/07/2009 tarih ve 2008/367-2009/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankaya olan kredi kartı borcu nedeniyle aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, Antalya Tüketici Mahkemesi'nin 2005/630 karar sayılı kararı ile takibin 45.824,55 TL üzerinden devamına karar verildiğini, daha sonra yürürlüğe giren 5464 sayılı Kanun gereğince yeni bir ödeme planı yapıldığını, bu plan gereğince davalı tarafından yapılan ödemenin bir kısmının blokeli olarak mevduat hesabında bekletilmesinin gerektiğini, ancak sehven hesaba bloke konulmadığını, davalının bu durumdan yararlanarak hesaptaki 13.500 TL'yi çektiğini,
ödeme planının açıklanan şekilde ihlal edilmesi nedeniyle icra takip işlemlerine kaldığı yerden devam edildiğini, davalının bu kez de borcun sona erdiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiğini, icra hukuk mahkemesince yapılan yargılama sonunda bakiye borcun 11.589,30 TL olarak tespit edildiğini, ancak bu dosyada bilirkişinin hatalı değerlendirme yaptığını, müvekkili bankanın davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek, 13.500 TL'nin 15.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, borcun tamamının ödendiğini, BK'nun 113. maddesi gereğince borcun sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacıya 41.589,30 TL borçlu olduğu, çeşitli tarihlerde bankaya 41.770 TL ödeme yaptığı, davacı bankanın yatan parayı alacağına mahsup etmeden davalının mevduat hesabına geçirdiği, davalının mevduat hesabından 15.01.2007 tarihinde 10.749,48 TL çektiği, davalı tarafından daha önce fazla yatırılan meblağ düştüğünde davacı bankaya olan toplam borcun 10.568,78 TL olduğu gerekçesiyle 10.568,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu alacağın tamamının faiz ve masraflara ilişkin olması nedeniyle BK’nun 113. maddesinin uygulanmasının mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/366, K. 2011/9036, 19 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama