KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3680 E., 2011/14451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.12.2009 tarih ve 2007/656 - 2009/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Bilkent Şubesine isteğe bağlı sigorta primini yatırması hususunda talimat verdiğini, ödeme yapılmaması hususunda bir talimatı olmamasına rağmen 1 2 aylık ödemeden sonra SSK primlerinin ödenmemesi nedeni ile isteğe bağlı sigorta talebiyle ilgili işlemin iptal edildiğini ve dosyanın işlemden kaldırıldığını öğrendiği, bu nedenle müvekkilinin yeniden dosya açtırdığını, daha yüksek prim yatırdığını, emekliliğinin 1 yıl geciktiğini, bu nedenle 1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatı tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin SSK ödemelerini otomatik tahsilat yolu ile tahsil etmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin mevzuatında olmayan bir işlem için otomatik ödeme alınmasının mümkün olmayacağını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 3.791,46 TL nin 700 TL sine dava tarihi 17/09/2007 den, 3.091,46 TL sine ıslah tarihinden itibaren değişen oranda yasal faiz uygulanmak sureti ile davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili de katılma yolu ile kararı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıda 2 nolu bent, davalı vekilinin ise 3 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere, yurtdışına gidecek olan davacı, hesabına yeterli parayı yatırarak primleri ödemesi için davalıya talimat vermiş ve bilahare de yurtdışına gitmiştir. Olayda sorumluluk asıl kusurlu olan davalıda olup davacının hesabını kontrol etmemesi daha az kusur teşkil eder. Bu itibarla, mahkemece, davalı bankanın daha fazla kusurlu olduğu nazara alınarak hüküm kurulmak gerekirken, bankanın %50 kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Diğer taraftan, davalı bankanın süresinde hesaptan primleri ödememesi nedeni ile para hesapta kalmış ve bu hesap faiz getiren bir hesap ise davacı bundan faiz geliri elde edecektir. Bu itibarla, mahkemece davacıya ait hesabın ne tür bir hesap olduğu, faiz getiren bir hesap olup olmadığı, faiz getiren bir hesap ise davacının faiz geliri elde edip etmediği üzerinde durularak, faiz geliri elde edilmiş ise bunun zarardan mahsubu cihetine gidilmesi gerekirken, anılan hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3680, K. 2011/14451, 26 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama