KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3704 E., 2011/15241 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/10/209 tarih ve 2009/81-2009/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının TAT KIRMIZI FİT ibaresinin 29, 30 ve 32. sınıflarda marka olarak tescili için yaptığı başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın önce markalar dairesince, nihaî olarak da YİDK tarafından 2009/M-2 sayılı kararla reddedildiğini, ancak başvuru markasının müvekkili adına tescilli 29, 30 ve 32. sınıf emtiayı içeren FİT markası ile görsel, fonetik ve işitsel olarak iltibas ve tecavüz oluşturduğunu, davalının kötüniyetli başvurusunun müvekkili aleyhine haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek, hukuka aykırı YİDK kararının iptalini, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının markası ile davalı başvurusundaki işaretin karıştırmaya sebebiyet verebilecek seviyede aynı veya benzer olmadığını, zira davalı başvurusunun konusu olan işarette yer alan FİT ibaresinin, başvuru kapsamında bulunan ürünlerin diyete ilişkin olduğunu ifade ettiğini ve orta düzeydeki alıcılar nazarında vasıf bildirici olarak algılanmaya elverişli bulunduğunu ve marka olarak algılanamayacağını, savunarak, davanın reddin istemiş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre. FİT ibaresinin başvuru markasında tanımlayıcı biçimde değil, markanın asıl ve ayırt edici unsuru olarak kullanıldığı. FİT sözcüğünün çok genel ve hiç kimseye bağlanması olanağı bulunmayan, hemen her sektörde kullanılagelen bir ibare olmadığı, bu kapsamda başvuru konusu olan “TAT KIRMIZI FİT” ibareli işaretin, davacıya ait "FİT” ibareli marka ile görsel, esas unsur ve sescil manada benzer olduğu,
bu durumun her iki markanın da aynı işletmeye ait olduğu yönünde iltibasa yol açabileceği, davalı başvurusunun kapsamında yer alan malların davacının FİT ibareli markasının kapsamında bulunan mallarla aynı tür oldukları, davalının, davacının bu markayı taşıyan ürün ve hizmetler için tüketiciler nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan haksız olarak istifade edebileceği; davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan davalının bu eyleminin haksız rekabet de yarattığı; şu halde davacı itirazlarının reddine dair YİDK kararının hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile, davanın kabulü ile,
TPE YİDK’ nun 2009/M-2 sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3704, K. 2011/15241, 16 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama