KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3758 E., 2011/14705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2009/168-2009/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 13.07.2007 tarihli "BAFRA ERİŞ TURUNÇ+ŞEKİL" ibareli 30. sınıftaki emtiaları içeren marka tescil başvurusuna davalının “ERİŞ FLOUR MILLS” ibareli 29, 30 ve 31. sınıf, “ERİŞ YAĞ” ibareli 29. sınıf, “ERİŞLER” ibareli 22, 30 ve 31. sınıf, “ERİŞ UN” ibareli 30. sınıf ürünleri içeren markalarına dayanarak itirazda bulunduğunu, her türlü un, irmik, nişasta; hububat(tahıl) ve mamulleri, makarna, mantı ve erişte ürünleri yönünden müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaret ile davalı şirkete ait markalar arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, başvurunun reddine dair YİDK kararın iptalini ve başvurunun tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, taraf markalarındaki asıl ve ayırt edici unsuru olan “ERİŞ” ibaresinin görselliği, ses uyumu ve telâffuzu itibariyle aynı bulunduğunu, “ERİŞ” ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibinin davalı şirket olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin hak sahibi olmamasına rağmen müvekkili ve markaları ile iltibasa sebebiyet verecek eylemlere giriştiğini, İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi kararıyla “BAFRA ERİŞ UN YEM GIDA SAN. ve TİC. A.Ş.+ŞEKİL” ibareli markanın 30/3. sınıftaki makarna, mantı, erişte; 30/9. sınıftaki her türlü un, irmik, nişasta ve 30/17. sınıftaki tarım ürünleri, işlenmemiş hububat(tahıl) ürünleri bakımından hükümsüzlüğüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, yeni başvuruda yer alan BAFRA ve TURUNÇ ibaresinin ayırt ediciliği sağlamaya elverişli olmadığını, davacının kötü niyetli biçimde marka tescilini sağlamaya çalıştığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının kısmen hükümsüz kılınan “BAFRA ERİŞ UN YEM GIDA SAN. ve TİC.
A.Ş.+ŞEKİL” ibareli markasındaki şeklin aynen dava konusu başvurusunda da yer aldığı, bunun yanında “BAFRA” ve “TURUNÇ” ibarelerini de içerdiği, “ERİŞ” ibaresinin bu markanın asıl ve ayırt edici unsuru olduğu, davacının amacının da başvuruda ERİŞ ibaresi bulunması isteği olduğu, oysa ERİŞ ibaresi üzerinde özellikle reddedilen mallar bakımından markasal manada kullanım önceliğinin davalıda bulunduğu, ERİŞ ibaresi başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantıyı tesis eden bir unsur konumunda bulunduğu,
davacı şirketin ortaklarının daha önce davalı şirkette ortak olmalarının sonucu değiştirmeyeceği, davacının kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen yeniden ERİŞ esas ve ayırt edici unsurlu marka tescil başvurusunda bulunmasının dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturduğu,
BAFRA ERİŞ TURUNÇ+ŞEKİL ibareli işareti görenlerin bu markanın davalının seri markalarından biri olduğu biçiminde bir yanılgıya düşebileceği, “BAFRA ERİŞ TURUNÇ+ŞEKİL” ibaresini taşıyan işaretin, alıcının almayı düşündüğü malları/hizmetleri simgeleyen ERİŞ esas unsurlu ve ibareli markaların alıcının belleğinde bıraktığı görsel izlenim ile kulağında kalan sesle aynı etkiyi doğurduğu, alıcının davacı tarafından sunulan malı/hizmeti, almayı/yararlanmayı düşündüğü ürün/hizmet zannedebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3758, K. 2011/14705, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama