KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3768 E., 2011/15360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 46. (Beyoğlu 1)Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/12/2009 tarih ve 2009/205-2009/489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketçe davalı bankadan alınan taşıt kredileri ile satın alınan araçlar üzerine bankaca rehin işlemi tesis edildiğini ancak, taşıt kredisi borcunun tamamının ödenmesine karşın araçlar üzerindeki rehin kaydının kaldırılmadığını ileri sürerek, rehinin kaldırılmasını ve zararlarına karşılık şimdilik 6.000.00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşıt kredisinden kaynaklanan banka alacağının tasfiye edilmiş olmasına karşın ticari kredilerin geri ödemelerinin bu zamana kadar gerçekleşmediğini, kredi ilişkisinden doğan alacağın tahsili istemiyle açılan alacak davası derdestken bankanın hapis hakkını kullanarak dava konusu edilen araçlar üzerindeki takyidatları terkin etmemesinin en doğal ve yasal hakkı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce MK'nun 950.maddesi uyarınca üzerinde hapis hakkı kullanılan eşya ile alacak arasında bağlantı bulunması gerekmekte olup, somut olayda böyle bir bağlantının varlığının ispat edilmediği gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davanın kısmen kabulüne, beş aracın kaydından rehinlerin kaldırılmasına, tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3768, K. 2011/15360, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama