KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3836 E., 2011/14397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/11/2009 tarih ve 2009/64-2009/747 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Sezginler Otomotiv Dış Tic.Ltd.Şti'nin 7690001588 vergi kimlik numarası ile kurumlar vergisi mükelefi olduğunu, kurulduğu 1995 yılından bu yana davalı banka ile hiç bir bankacılık faaliyetinde bulunmadığını, davalının müşterisi olan dava dışı Sezginler Otomotiv Sanayi Dış Tic. Ltd.
Şti. ünvanlı şirket için hesap açarken müvekkiline ait vergi kimlik numarasının kullanılması nedeniyle anılan şirketin 22.08.2008 keşide tarihli 6.000 YTL ve 23.09.2008 tarihli 5.500 YTL bedelli çeklerinin karşılıksız çıkmasından ötürü müvekkili şirketin TCMB tarafından yakın izlemeye alındığını, bu nedenle bankalardan bloke çek, çek karnesi ve kredi alamaması sonucunda hem mağdur olduğunu hem de ticari itibar kaybına uğradığını ileri sürerek öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından uygulanan "Yakın İzleme kaydının kapatılmasını,
devamında ise ticari itibar ve kazanç kaybından dolayı 15.000 YTL manevi tazminatın ticari faizi birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.ş. vekili, dava dışı Sezginler Otomotiv Sanayi Dış Tic. Ltd. Şti'nin karşılıksız çıkan üç adet çeki hakkında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na bildirim yapıldığını, fakat firmanın bu çekler hakkında düzeltme hakkını kullandığını, sistemde karşılıksız çek kaydının bulunmadığını, davacının sehven vergi kimlik numarasının kullanıldığını ve bildirimin derhal düzeltildiğini, müvekkili bankanın davranışları ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine karar vermiştir.
Kararı, davalı Türkye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3836, K. 2011/14397, 24 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama