KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3842 E., 2011/14794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2009/435-2009/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalıların sicil dairesi iş sınırları içerisinde olmalarına rağmen ticaret siciline kayıt yaptırmadıklarını, bu eksikliğin giderilmesinin iadeli-taahhütlü posta davetiyesi ile ihtar edildiği, buna rağmen tescile icabet etmediklerini ileri sürerek, TTK 35 ve TST 40/5 maddeleri gereği sicile tescil edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya gelmemiş ve beyanda bulunmamışlardır.
Mahkemece, davacının talebi doğrultusunda, davalıların Ş. Koçhisar’da faaliyet gösterdiği, bu yer ticaret siciline kaydolmaları yasal gerekliliğine rağmen ihtarlara uymadıkları, tescilden kaçınmanın haklı bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davalı şirketlerin davacı ... siciline tesciline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... A.Ş vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK 35. maddesine dayalı ticaret siciline tescil istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi Şereflikoçhisar Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2009/140 esas sayısına kaydedilmiş, aynı mahkeme aynı esas sayısı ile 27.04.2009 tarihli tensip tutanağı yapılmak suretiyle duruşma 14.07.2009 tarihine bırakılmış, bir sonraki celse ise 08.12.2009 tarihinde yapılmış ve duruşma 24.12.2009 tarhine bırakılmıştır.
Ancak, bu tarihli duruşma tutanağı başlığında bu kez mahkeme ismi Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, esas numarası ise 2009/435 olarak gösterilmiş ve bu esas üzerinden dava karara bağlanmıştır. Dosya arasında görevsizlik, birleştirme ya da devir kararı bulunmadığından, davanın hangi sebeple başka bir mahkeme esasına kaydedildiği ve sonuçlandırıldığı anlaşılamamıştır. Bu nedenle davalı ...
A.Ş. vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3842, K. 2011/14794, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama