KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3889 E., 2012/3736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2008/45-2009/138 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı ...Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket’in tanınmış "ETİ" ibareli bir çok markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin “Şekil+ETIRC” ibaresinin tescili için diğer davalıya yaptığı başvuruya karşı davacı itirazlarının en son YİDK. tarafından reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas veya en azından iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzerlik bulunduğunu, tescilin müvekkilinin tanınmış markalarının itibarlarına ve ayırt edici karakterlerine zarar vereceğini ileri sürerek, davalı TPE.YİDK.nun 2007-M-7451 sayılı kararının iptaline, tescil edilmişse dava konusu 2006/15863 nolu markanın hükümsüzlüğüne ve anılan ibarenin davalı unvanından terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, müvekkili kurum YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkili şirketin faaliyet alanının “uçak satışı, uçak tasarımı ve imalatı vs" olduğunu, markalar arasında aynılık veya benzerlik bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu markanın davacıya ait tescilli "ETİ" ibareli markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunmadığı, davaya konu olayda 556 sayılı KHK.nın md.7/1-ı bendinin uygulanma imkanının olmadığı, haksız bir rekabetten sözedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3889, K. 2012/3736, 13 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama