KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3930 E., 2011/16143 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2009/62-2009/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası veri yayın sözleşmesi gereğince sözleşme ekinde yer alan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası hisse senetleri piyasası, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Tahvil ve Bono Piyasası derinlikli verilerini kullanıcı başı ücret karşılığında yayınlanmasını üstlenen davalının, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na bildirdiği kullanıcılar dışında başka kullanıcılara da yayınladığını, durumun İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nca piyasadaki kullanıcılar nezdinde yaptığı denetimler sonunda anlaşıldığını, davalının bildirimsiz yayın yaptığı kullanıcı sayısının 6.688 adet olduğunu,
sözleşme gereğince (6-3) kullanıcı ücretinin 30 USD ve gecikme faizinin de aylık % 15 olarak belirlendiğini, ayrıca bildirilmeyen her bir kullanıcı için 2.000 USD cezai şart ödenmesi gerektiğini, buna göre davalının 22 adet kullanıcı için 44.000 USD cezai şart, 6688 kullanıcı için 118.979.488.174.-TL ücret ve sözleşmede öngörülen ödeme günlerine göre aylık % 15 faiz tutarı 343.128.319.196.-TL faiz borcu bulunduğunu ileri sürerek, toplam 462.107.807.366.-TL ve 44.000 DM.nin dava tarihinden itibaren sözleşme ile belirlenen faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, sözleşme konusu veri tabanının FSEK.nun 6/1 (11) hükmü gereğince eser niteliğinde olduğunu ve aynı Yasa’nın 76 ncı maddesi gereğince de ihtisas mahkemesinde davanın görülmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkinin 01.07.1998 tarihinden itibaren her yıl yenilenen birer yıllık sözleşmeler ile sürdürüldüğünü ve önceki yıllara ilişkin sözleşmelerin ifa edilerek sona erdiğini, sözleşme gereğince davacının her yerde ve müşteri bazında gözetim/denetim ve teftiş yetkisi bulunduğunu,
buna dayalı olarak 22 kullanıcı nezdinde yapılan kontrollerde sözleşmeye aykırılığın tespit edilmesinin ifa edilmiş önceki dönem sözleşmeler açısından sonuç doğurmayacağını, yapılan birkaç tespite dayanılarak yüzeysel veri bilgilerinin yayınlandığı ekranda bir veya iki kategori derinlikli veri bilgisinin bulunduğundan bahisle geçmişe dönük olarak da varsayımsal ücret ve cezai şart isteminde bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davalının dava konusu bu verileri davacının bilgisi ve izni dışında başkalarına aktarması ve bu verilerin başkaları tarafından da kullanılmasına izin vermesinin, kullandırmasının, FSEK.nun ek-8 nci maddesi ile düzenlenen veri tabanı yapımcısının sui generis hakkının ve taraflar arasındaki İMKB veri yayın sözleşmesinin ihlali olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.3 maddesinde sözleşmeye aykırılık halinde, bildirimsiz olarak veri yayını yapıldığı tespit edilen her bir kullanıcı için 2,000 ABD Doları ceza-i şartın öngörüldüğü, bu ceza-i şartın, Borçlar Kanunu'nun 158/2. maddesinde yazılı ifaya eklenen ceza-i şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3930, K. 2011/16143, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama