KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4148 E., 2010/5151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Muğla Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Muğla Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.11.2007 tarih ve 2006/87-2007/657 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 18.10.1999 tarihinde davalı ... Muğla Şubesi nezdinde 2.400,00 TL meblağlı vadeli mevduat hesabı açtırdığını, vadenin 23.01.2000 tarihinde sona erdiğini, ancak davalı bankada bir takım usulsüz işlemler olduğunu öğrenen müvekkilinin 14.01.2000 tarihinde parasını çekmek istediğini ve hesabında paranın eki ile olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin hiç para çekmediği gibi kimseye bu konuda bir talimat vermediğini ileri sürerek, 2.400,00 TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hesaptan davacı tarafından para çekildiğini, davacının 16.01.2001 vade sonu tarihi itibariyle hesabında 588,14 TL bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce (1.400,00 TL tutarındaki 18.10.1999 tarihli ödeme fişindeki imzanın davacı eşi Erdoğan’a ait olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği) gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, 1.400,00 TL tutarındaki ödemenin davacının eşine yapılmış olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 1.314,45 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434. maddesinde açıklanmış olup buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davacı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş katılma temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede ise; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerinin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4148, K. 2010/5151, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama