KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/46 E., 2010/3936 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
813 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 4.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 tarih ve 2008/389-2009/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar Latek Loj. Tic. A.Ş.ve Türker Ulus. Nak. İth. İhr. ve Tur.Tic. A.Ş.vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ...ile davalı Türker Ulus. Nak. İth. İhr. A.Ş. vekili ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalılardan Latek Loj. Tic.
A.Ş.vekili duruşmaya gelmediler, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince taşıma rizikolarına karşı sigortalanan emtianın davalılarca üstlenilen taşıma sırasında trafik kazası sonucu hasarlanması nedeniyle müvekkilinin sigorta ettirene 91.263.089.016 TL tazminat ödediğini ileri sürerek, bu meblağın faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra davalı TFT International Ltd. Şti.hakkındaki davayı takip etmemiştir.
Davalı Türker Ulus. Nak. İth. İhr.Tur. Tic. A.Ş.vekili, CMR' nin 36.maddesine göre müvekiline husumet yeniltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ....A.Ş.ve Türker Ulus.Nak.İth.İhr.ve Tur.Tic.A.Ş.hakkındaki davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 25.02.2007 gün ve 2006/4938 E, 2007/13351 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, taşınan emtiada meydana gelen hasara neden olan olayın trafik kazası olup, CMR' nin 29.maddesi hükmü uyarınca taşıyıcının fena ve kasdi hareketiyle kazanın meydana gelmediği, CMR Konvansiyonu' nun 23/1 ve 2.maddelerine göre davalı taşıyıcının sorumluluğunun 17.326.SDR ile sınırlı olduğu gerekçesiyle, davalı TFTInternational Transport and Worehousıng Ltd.aleyhindeki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 43.775,87 YTL' nın 27.03.2003 tarihinden itibaren reeskont (yasal) faiziyle birlikte bu davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı ... Loj.Tic. A.Ş.ile Türker Ulus.Nak.İth.İhr.ve Tur.Tic. A.Ş.vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davaya konu hasar trafik kazası sonrası oluşmuş olup, CMR Konvansiyonu’nun 29.maddesinde yazılı sınırsız sorumluluk ilkesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazları ile mümeyyiz davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirkete sigortalı emtianın davalılarca taşındığı sırada meydana gelen hasar nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dairemizin önceki bozma kararında da belirtildiği üzere, tazminat hesaplanırken taşımanın tabi olduğu CMR Konvansiyonu’nun 23.maddesinin 1 ve 2.bentleri uyarınca hasarlanan emtianın taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki değerinin esas alınması gerekir. Malların tamamında veya bir kısmında hasarın ortaya çıkması durumunda ödenecek tazminat miktarı ve üst sınırı 25/2.maddende yazılı miktarı geçemez. Buna göre ödenecek tazminat, gönderilen malın tamamının hasara uğraması halinde tamamı kaybolduğunda ödenmesi gereken tazminatı, yükün bir kısmının hasara uğraması halinde ise eksilen kısım için ödenmesi gereken miktarı geçemez
Olay sonrası düzenlenen 07.07.2003 tarihli sörvey raporunun 3.10.maddesinde “taşınan 150 takım klimanın 35 adedinin sağlam, 83.adet dış ünite ile 60 adet dahili ünitenin tam hasarlı, 32 adet dış ünite ile 55 adet dahili ünitenin hafif hasarlı olduğu, hafif hasarlı parçaların onarılması ve satılması yada onların yedek parça olarak kullanılması olasılığının ancak uzmanlaşmış bir servis istasyonu veya bizzat üretici tarafından değerlendirilebileceği, bu durumda da hasar miktarının, her türlü test, onarım, nakliye gibi uygulamalarla birlikte tüm uygunsuz parçaların maliyetine eşdeğer olacağı” belirtilmiştir. 06.06.2005 tarihli dilekçesinde davacı vekili, hasarlanan yükün kullanılamayacak durumda olup, sovtaj değerinin de bulunmadığını beyan etmiştir.
Hükme esas alınan 03.03.2009 tarihli bilirkişi ek raporunda 07.07.2003 tarihli sörvey raporunda tam hasarlı olduğu belirtilen 83 adet dış ünite ile 60 adet iç üniteden dolayı davacının tazminat isteyebileceği, Dairemizin 25.10.2007 tarihli bozma kararına atıf yapılarak kısmi hasarlı olan 32 adet dış ünite ile 55 adet iç üniteden dolayı davacının tazminat isteyemeyeceği kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Oysa ki Dairemizin 25.10.2007 tarih ve 2006/4938 E, 2007/13351 K sayılı bozma kararında, “hasarlanan malın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerinin dikkate alınarak hesaplanacak tazminat miktarının, CMR Konvansiyonu’nda yazılı sorumluluk limitini aşamayacağı, taşıyıcının fena ve kasdi hareketleri ile zararın meydana gelmesi halinde Konvansiyon’un 29.maddesi hükmünün uygulanacağı” açıklanmış olup, davacının kısmi hasarlı olduğunu iddia ettiği 32 adet dış ünite ile 55 adet iç üniteden dolayı davacı tarafın tazminat isteyemeyeceği belirtilmemiştir.
Mahkemece, davalılar tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kısmen hasarlanan 32 adet dış ünite ile 55 adet iç üniteden dolayı davacı tarafın bir tazminat talep edip etmeyeceğinin 07.07.2003 tarihli sörvey raporu ve ekindeki fotoğraflar da dikkate alınarak, bu ünitelerin amacına uygun kullanıp kullanılamayacağı, kullanılamaması halinde davacı tarafın Konvansiyon hükümlerine göre isteyebileceği tazminat miktarının belirlenmesi için uzman bilirkişilerden oluşan heyetten yeni bir rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/46, K. 2010/3936, 8 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama