KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5073 E., 2011/15987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 tarih ve 2008/48-2009/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil markalarının 2006/19520 ve 2007/18371 tescil numarası ile TPE nezdinde kayıtlı olduğunu, davalının www.toplukonut.com.tr internet adresini kullanarak gazete, dergi, internet sitelerinde “Toplu Konut A.Ş.” adı altında ilanlar vererek haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ettiğini, müvekkili markalarının maruf ve meşhur bir marka olup kazanılmış hakka sahip olduğunu, davalının müvekkili ile aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, davalının 2005/53040 dosya numarasıyla “tk toplu konut şekil” ibarelerini tescil ettirdiğini, “Toplu Konut A.Ş.” unvanı ile www.toplukonut.com.tr internet adresini kullanarak,
toplum nezdinde yanlış kanı uyandırdığını ileri sürerek, davalı şirkete ait 2005/53040 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan “Toplu Konut” ibaresinin ticaret sicilinden terkinini, davalı şirketin haksız rekabet hükümlerine aykırı hareket ederek müvekkil marka hakkına yapmış olduğu tecavüzün tespiti ile bu tespitin önlenmesini, müvekkilinin güven ve itibarı zedelendiği için 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2007/205 Esası ile davacı kurumun müvekkili şirkete karşı açmış olduğu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın derdest olduğunu, müvekkilinin 2002 yılında “Toplu Konut İmar İnşaat Gayrimenkul Müşavirlik Madencilik Enerji Aracılık İletişim Ulaştırma Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş.” unvanı ile kurulduğunu, “TK şekil www.toplukonut.com.tr” ibarelerini taşıyan markasını 2005 yılında tescil ettirdiğini, davacı adına tescilli “toplu konut” ibareli bir markasının olmadığını,
davacının tescil ettirdiği markaların davalı müvekkilden sonra tescil edilmiş olduğunu ve esaslı unsurun “TOKİ ve Şekil” ibarelerinin oluşturduğunu, müvekkilinin ticaret unvanını, tescilli markasını ve iletişim adresi olan internet adresini kullanmak suretiyle davacıdan farklı olarak konut üretimi ve satışında değil, emlak komisyonculuğu gibi işlerde kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde talep edildiği, derdestlik itirazının yerinde olduğu, davalının alan adını kullandığı hizmetler ile davacının markasının ilgili olduğu hizmetlerin kısmen benzer olduğu, davalının tescilli ticaret unvanı olan “Toplu Konut İmar İnş. Gayrimenkul Müş. Mad. Enj. Aracılık İletişim Ulaştırma Turizm Tic. ve San.
A.Ş.”nin ayırtedici unsurunun Toplu Konut ibaresi olduğu, Toplu Konut ibaresinin ise davacı markası ve ismi ile benzerlik arz ettiği, ancak tescilli ticaret unvanının tescilli olduğu sürece kullanılması hukuka uygun olduğundan haksız rekabet yaratmayacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin Toplu Konut ibaresinin ticaret unvanının terkini ile ilgili talebinin kabulüne ve davalının ticaret unvanında bulunan Toplu Konut ibaresinin ticaret unvanından terkinine, tescilli ticaret unvanının kullanımı haksız rekabet yaratmayacağından bu husustaki talebin reddine ve yine buna yönelik manevi tazminat talebinin reddine,
bunlar dışında kalan talepler yönünden davalı vekilinin derdestlik itirazının kabulüne, Ankara 2. FSHHM'nin 2007/205 esas 2008/204 karar sayılı ilamı ile dava açılıp karar verildiğinden diğer talepler yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5073, K. 2011/15987, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama