KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5103 E., 2011/15996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ümraniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.10.2009 tarih ve 2008/74-2009/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının da ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin geçmişteki borçlarını ödemek üzere davalı adına havale yaparak para gönderdiğini, davalının bu parayı amaç dışı kullanması nedeniyle davacının mükerrer ödeme yaptığını, müvekkilinin mükerrer ödeme nedeniyle başlattığı takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, devrettiği şirketin sigorta şirketlerinden olan alacaklarını devir tarihinden sonra tahsil ettiğini, ardından şirketi devralması nedeniyle sigorta şirketinden gelecek olan paraları hakeden davalıya havale ettiğini savunarak, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamın göre, havale üzerinde başkaca bir açıklama bulunmamasına göre, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olduğu, davacının aksini kanıtlayamadığı, davalının usulünce yemin de ettiği gerekçesi ile davanın reddine, davcının kötüniyetinin tespit edilememesine göre de davalının tazminat talebinin neddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, havale ile gönderilen paranın amaç dışı kullanıldığı, bu nedenle mükerrer ödeme yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 10.02.2005 tarihinde davacının, davalıya ait hesaba 10.556 USD havale ettiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakta, çekişme, bu ödemenin hangi borca mahsuben yapıldığı noktasında toplanmaktadır.
Davalının da ortağı ve yetkilisi olduğu şirketteki bir kısım hisselerini devrederken şirketin 01.04.2001-31.12.2004 tarihine kadar doğmuş ve doğacak borçlarını ödemeyi
üstlenen davacı, yaptığı ödemenin taraflar arasındaki bu protokole istinaden yapıldığını ileri sürmüş, davalı ise ödemenin bu nedenle değil, başka bir borca mahsuben yapıldığını savunmuştur. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, sözkonusu makbuzda bir açıklık bulunmamaktadır.
Havale, bir ödeme vasıtasıdır. Borçlar Kanunu'nun 85. maddesine göre, birden fazla borcu bulunan borçlu, ödeme anında bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirme hakkına sahiptir. Böyle bir beyanda bulunmadığı takdirde, yaptığı ödeme 86. maddeye göre muaccel olan borca mahsup edilir. Davacının iddiası doğrultusunda 10.556 USD bedelli havaleyi aldığı davalının da kabulündedir.
Davalı, davacıdan bu parayı aldığını ikrarla birlikte, ödemenin davacı ile şirket arasında mevcut başka bir hukuki ilişkiden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Böyle bir ikrarda, ilave edilen vak'a arasında bir bağlılık yoktur. Bu tür ikrar bağlantısız bileşik ikrar niteliğindedir. O itibarla, bu ikrarın bölünebileceği de gerek öğretide gerek bilimsel görüş ve yargısal kararlarda tamamen kabul edilegelmektedir.
Bu durumda davalının kendisine yapılan ödemenin asıl borcu doğuran ilişki dışındaki başka bir hukuki ilişki nedeniyle meydana gelmiş olduğunun kanıtlanması gerektiği aşikardır.
Bu itibarla mahkemece, davalının mükerrer ödeme yaptığına ilişkin delillerin değerlendirilerek ispat külfetinin davalıya yükletilmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeye göre ve gereksiz yemine dayanılarak davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5103, K. 2011/15996, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama