KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5224 E., 2011/15664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 1/12/2009 tarih ve 2007/260-2009/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "SAGA" markasının birçok ülkede maliki olduğunu ve Paris Sözleşmesi' ne taraf olan ülkelerle uluslararası alanda tanınmış hale geldiğini, davalılardan Saga Hava Taşımacılık A.Ş. nin “SAGA AIRLINES + şekil” ibaresinin marka olarak tescili için TPE' ye yaptığı başvuruya müvekkilinin ülke dışında tescilli olan tanınmış “SAGA” markasını ve aynı ibareli ticaret unvanını gerekçe göstererek yaptığı itirazın YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptalini, tescil olunan davalı şirkete ait “SAGA AIRLINES + şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının SAGA markasının 18 ülkede tescilli olduğu dışında herhangi bir bilgi ya da delil sunamadığını, bu nedenle Türkiye' de 556 sayılı KHK' nın 7/I(i) maddesi, Paris Sözleşmesi' nin 1.mükerrer 6.maddesi ve Trips Anlaşması' nın 16/1,2.maddesi hükümleri uyarınca, tüm mal ve hizmet grupları için korunma sağlanmasını gerektirecek düzeyde tanınmış bir marka olduğu hususunun kanıtlanamadığını, bu nedenle iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Saga Hava Taşımacılık A.Ş. vekili, “SAGA HAVA TAŞIMACILIK A.Ş” ibaresinin 1989 yılından bu yana müvekkilinin tescilli ticaret unvanı olduğunu, tescilin ülkeselliği ve tescilde seçim özgürlüğü ilkeleri uyarınca bu ibareyi seçen müvekkilinin zaman içerisinde ibareyi tanıttığını ve marka olarak tescili için başvuruyu yaptığını, markalar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, davacı tarafın tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, Davacı taraf, yurt dışında tescilli “SAGA” ibareli markanın tanınmış marka niteliğinde olduğunu ileri sürmüş ise de, satılan ürünlerin ucuz ya da pahalı olmasının markanın tanınmışlığıyla ilgili olmadığı, yurtdışında tanınmış olma durumunun doğrudan ülke içinde tanınma anlamına gelmediği, önemli olan hususun yaygın bir tanıtım çalışması sonucunda markanın yurt içinde ilgili çevredeki herkes tarafından bilinme durumu olduğu, ancak markanın tanınmışlığının ispat olunamadığı, davacının başvuruda kötü niyetli olduğu iddiasının da yerinde olmadığı,
başvuru konusu işaret 1989 yılından bu yana davacının ticaret unvanında yer almakla davacının bu işaret üzerinde müktesep hakka sahip olduğu, başvuruya itirazın reddine dair 2007-M-3290 sayılı YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5224, K. 2011/15664, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama