KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5252 E., 2011/16088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/02/2010 tarih ve 2008/776-2010/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Bağ-Kur emeklisi olduğunu, davalı bankada maaş hesabının bulunduğunu, yine davalı banka nezdinde çekmiş olduğu krediler ve kefil olduğu krediler bakımından ödeme güçlüğü içine girdiğini ve davalı bankanın müvekkilinin emekli maaş hesabının tamamına el koyduğunu ileri sürerek, müvekili maaşı üzerindeki haksız el koymanın durdurulmasını, el konulan maaş miktarı olarak 7000 YTL'nin kamu bankalarınca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31.12.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini toplam 11.230,95 TL'na çıkarak bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, dava dışı 3. kişi ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, sözleşmenin 10. maddesi uyarınca müvekkili bankanın, davacının banka nezdinde mevcut mevduat hesapları üzerinde rehin hakkına sahip olduğunu, el konulan hesabın davacının emekli maaş hesabı olmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, el konulan mevduatın davacının Bağ-Kur emekli maaşı hesabı olduğu gerekçesiyle 7000 TL'nin dava tarihinden, 4.239,95 TL'nin ıslah tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5252, K. 2011/16088, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama