KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5339 E., 2011/16301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2009 tarih ve 2009/303 - 2009/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı için yaptığı deniz taşımacılığından kaynaklanan alacağı için fatura düzenlediğini, davalının faturaları kısmen ödeyerek müvekkiline 2.345,90 USD borcu kaldığını belirterek, 2.345,90 USD'nin T.C. Merkez Bankası'nın yıllık vadeli döviz mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı firma ile konteyner başına 650 USD nakliye bedeli olmak üzere şifahi olarak anlaştıklarını, ancak görüşme üzerine nakliye işinin gerçekleşmediğini, iki ay sonra gemi ile nakliyenin gerçekleştiğini, nakliye gerçekleşmeden bir gün önce nakliye ücretinin aynı olduğu hususunda teyid aldıktan sonra yükleme talimatı verdiğini, nakliye işi gerçekleştikten sonra firmayı arayarak ödeme yapmak istediğinde davacı firmanın kendisine 3 kez farklı bedel bildirdiğini, bu nedenle kendisinin düzenlediği hesap pusulasındaki bedeli davacıya ödediğini, kabul etmediği kısım için ise iade faturası kestiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında deniz taşıma sözleşmesi bulunduğunun her iki tarafça kabul edildiği, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından taşıma ücretini davacının yasal delille ispatlaması gerektiği, davacının 22.11.2005 tarihli 5 adet fatura dışında delil sunmadığı, davalının fatura bedeline itiraz ederek toplam 12.205,00 USD + 59,00 TL taşıma ücretini kabul ederek ödediği, davacının taraflar arasında karşılıklı anlaşma ile belirlenen bir navlun ücreti bulunduğunu kanıtlayamadığı, bu kapsamda davalının kabul ettiği taşıma ücretinin navlun ücreti olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu miktarın ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5339, K. 2011/16301, 2 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama