İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/5447 K.2010/5015

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/81-2008/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2010/5447Karar2010/5015Tarih6 Mayıs 2010Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/5447 E., 2010/5015 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/81-2008/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup, kooperatif tarafından istenen tutarda aidat borcu ve faizinin bulunmadığına ilişkin olarak açtıkları menfi tespit davası sırasında müvekkilinin ihraç edilmiş olduğunu öğrendiklerini, aidat borçlarına ve faizlerine ilişkin olarak menfi tespit davası açıldığı takdirde ihraç işleminin yapılamayacak olmasına karşın davalının müvekkili hakkında ihraç kararı almış bulunduğunu, ihraç kararı ve ihtarnamelerin müvekkiline ulaşmadığını ileri sürerek, müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptali ile müvekkilinin kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın ihraç kararının tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmamış olduğunu, bu nedenle reddinin gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre çıkarma kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle davanın yasal üç aylık süre içerisinde açıldığı, davacıya çıkarılan birinci ihtarda borcun yatırılmaması halinde uygulanacak yaptırım ve yasa maddelerinin belirtilmediği, ayrıca ihtarname tarihi itibariyle muaccel olmayan 2005 yılı Ocak ayına ilişkin aidatın da talep edildiği, bu nedenle ilk ihtarın geçersiz bulunduğu, bunun sonucu olarak yasanın aradığı anlamda iki haklı ihtar koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla çıkarma kararının usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacının ihtarlara konu miktarda borcunun bulunmadığına ilişkin olarak menfi tespit davası açmış olması karşısında ihraç kararı alınmasının mümkün olmamasına göre de davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.05.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Dava, parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davalı kooperatif yönetim kurulunca alınan ortaklıktan ihraç kararının iptaline ilişkindir. Yerel mahkemece, davacı ortağı gönderilen ihtarların usulsüzlüğüne dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı yanca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce gerekçe ilavesi suretiyle yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Dairemizin kararın onanmasına ilişkin sonuç görüşüyle mutabıkım. Ancak, davacının açmış olduğu menfi tespit davası nedeniyle –esasen- ihraç kararı alınamayacağı yolundaki onama gerekçesine katılmaya olanak görmüyorum.

Şöyle ki; bilindiği üzere, 1163 sayılı Yasa’nın 16. maddesi ile Yapı Kooperatifleri Tip Anasözleşmesi’nin 14/2. maddesinin amir hükümleri gereğince, süresi içerisinde genel kurula yahut mahkemeye başvurulmak suretiyle itiraz edilmeyen ortaklıktan çıkarma kararları kesinleşir. Menfi tespit davasının, konuyla ilgili bir yasal düzenleme de bulunmamakla, nitelik itibariyle, bu süreci kesintiye uğratması yahut akim kılması düşünülemez.

Gerçekten de, yetkili organca alınacak ihraç kararından önce açılacak menfi tespit davasının, bir başka hukuksal yarara ilişen iptal davasının sonuçlarını, önceden ve adeta “otomatik” olarak doğuran bir etkisinin bulunmaması gerekir.

Bir diğer söyleyişle, ancak iptal davası ile sağlanabilecek bir hukuksal himayenin, menfi tespit davası yoluyla da sağlanabilmesi gibi bir yanlışlığa düşüleceği gibi, menfi tespit davasının ihraç kararını engelleyen bir fonksiyonu olduğunun kabul edilmesi halinde, açılan bu davanın reddi halinde bile, yasa ve anasözleşmeye göre verilmiş haklı çıkarma (ihraç) kararlarının hukuksal açıdan yok sayılmasını gerektirmesi gibi kabul edilemez bir sonuca yol açacaktır.

Bu durum da, bir takım kötüniyetli kişileri, menfi tespit istemleri reddedilse bile, aslında haklı nedenlere dayalı olarak verilmiş kendileri hakkındaki ihraç kararlarını etkisiz kılma yolunda cesaretlendirebilecek, kooperatif harcamalarına kollektif bir anlayışla katılmak yükümlülüğünde bulunan ortakları, yükümlülüklerini tam olarak ve zamanında yerine getirmemek, ödemeler konusunda zaman kazanmaya yöneltebilecek, hatta özendirecek bir iklime yol açabilecektir.

Bu nedenlerle, kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif ortaklarının, gönderilen ihtarlarda gösterilen tutarda borçlu bulunmadıklarına ilişkin olarak, haklarında ihraç kararı alınmadan önce açacakları bir menfi tespit davasının bu süreci sonlandırıcı bir etkisinin bulunmasından, bir diğer deyimle, kooperatif yetkili organınca alınacak ihraç kararını engellemesinden değil, bu karara karşı ortak tarafından iptal davası açılması halinde, menfi tespit davasının, iptal davası için bekletici mesele yapılmasından söz edilmesinin daha yerinde olduğu düşüncesindeyim.

Öte yandan, tıpkı işbu davada olduğu gibi, ihraç kararının iptalini gerektiren başkaca yasal koşulların varlığı halinde, menfi tespit davasının, iptal davası için bekletici mesele yapılmasına dahi gerek olmadığı, bunun anayasal usul ekonomisi kurallarına daha uygun düşeceği kanısındayım.

Tüm bu nedenlerle, yerel mahkeme kararının gerekçesinin yerinde ve davanın kabulü için yeterli olduğu görüşündeyim. Dairemizin kararın onanmasına ilişkin çoğunluk gerekçesinde, menfi tespit davasının ihraç kararına etkisi ile ilgili değerlendirmelere katılmaya olanak görmüyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5447, K. 2010/5015, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5447
Karar No
2010/5015
Tarih
6 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/5448 K.2010/4771
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/5448 K.2010/5618
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/5449 K.2010/5532
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/5449 K.2010/6104
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/5449 K.2010/5021
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/5449 K.2010/5963

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.