KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5447 E., 2010/5015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.06.2008 tarih ve 2006/81-2008/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup, kooperatif tarafından istenen tutarda aidat borcu ve faizinin bulunmadığına ilişkin olarak açtıkları menfi tespit davası sırasında müvekkilinin ihraç edilmiş olduğunu öğrendiklerini, aidat borçlarına ve faizlerine ilişkin olarak menfi tespit davası açıldığı takdirde ihraç işleminin yapılamayacak olmasına karşın davalının müvekkili hakkında ihraç kararı almış bulunduğunu, ihraç kararı ve ihtarnamelerin müvekkiline ulaşmadığını ileri sürerek, müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptali ile müvekkilinin kooperatif ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın ihraç kararının tebliğinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmamış olduğunu, bu nedenle reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre çıkarma kararının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle davanın yasal üç aylık süre içerisinde açıldığı, davacıya çıkarılan birinci ihtarda borcun yatırılmaması halinde uygulanacak yaptırım ve yasa maddelerinin belirtilmediği, ayrıca ihtarname tarihi itibariyle muaccel olmayan 2005 yılı Ocak ayına ilişkin aidatın da talep edildiği, bu nedenle ilk ihtarın geçersiz bulunduğu, bunun sonucu olarak yasanın aradığı anlamda iki haklı ihtar koşulunun gerçekleşmediği, dolayısıyla çıkarma kararının usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacının ihtarlara konu miktarda borcunun bulunmadığına ilişkin olarak menfi tespit davası açmış olması karşısında ihraç kararı alınmasının mümkün olmamasına göre de davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5447, K. 2010/5015, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama