KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5495 E., 2011/16286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2008/64-2008/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Adil Sürme Otomotiv İnşaat San ve Tic. İth. Paz. Ltd.Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili adına tescilli ve tanınmış olan “VİP”markasıyla benzer olan “VİPCAR” markasının adına tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilince yapılan itirazın da diğer davalı TPE tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa ki müvekkili adına tescilli olan markanın tanınmış marka olduğunun Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/712-124 E/K sayılı kararı ile sabit olduğunu ileri sürerek ,davalı TPE YİDK'nun 2007-M-7469 sayılı kararının iptali ile, tescil edilmesi halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; TPE YİDK'nun 2007-M-7469 sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalı vekili,müvekkilinin markası ile davacı markasının farklı olduğunu ve davacı markasından farklı mal ve hizmetlere ilişkin olduğunu, ”VİP” ibaresinin tescilli olan birçok markada kullanıldığını bu sebeple “VİP”ibaresinin ayırt edicilik açısından zayıf ibare olduğunu, 556 sayılı KHK”nın 8/4. maddesine göre tanınmış markanın farklı mal ve hizmetlerde korunabilmesi için benzer markanın tescilinin tanınmış markanın itibarından haksız yararlanmayı sağlamaya ve onun itibarını veya ayırt edicilik karakterini zedelemeye imkan vermesi gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “VİP” markası ile davalıya ait olan “VİPCAR” markasının görsel, anlamsal, biçimsel, fonetik ve genel intiba itibariyle 556 sayılı KHK'nın 8/b maddesi anlamında benzer oldukları, davacıya ait markanın tanınmış marka olduğu,
“VİPCAR”markasının davalı tarafından farklı mal ve hizmetlerde dahi kullanılmasının davacıya ait markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir yaralanma ve ayırt edici niteliğine zarar vermeye yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile, TPE-YİDK'nun 2007-M-4331 sayılı kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5495, K. 2011/16286, 2 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama