KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5518 E., 2011/16295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2009 tarih ve 2007/60-2009/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, davalılardan ...'in davacı şirketin ortak ve temsile yetkili müdürü iken, aniden şirketin ticari defterleri üzerinde oynama yapılacağı ve şirket malvarlığının kaçırılacağından bahisle mahkeme aracılığı ile tespit yaptırdığını, tespit sonucu davalının şirkete borçlu olduğunun tespit edildiğini, davalının şirketle ilişkilerini sona erdirmeden aynı iş kolunda kendi adına firma kurarak çalışmaya başladığını, davacı şirketin müşterileri ile irtibata geçerek şirket aleyhine ağır ithamlarda bulunduğunu, ayrıca davacı şirketin tüm ticari sırlarına sahip olup, bu sırları haksız rekabet yaratacak şekilde kullandığını,
tüm bu faaliyetler nedeniyle şirketin ticari ününün sarsıldığını, satışlar ve kar payının olumsuz etkilendiğini iddia ederek davalının haklı sebeple ortaklıktan azlini, bu durumun ticaret sicil gazetesinde ilanını, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, haksız rekabet nedeniyle meydana gelen 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faiziyle tahsilini, davalı şirketin davacı şirkete devrini, olmadığı taktirde akdolunan sözleşmelerden doğan menfaatlerin davacı şirket namına yapılmış sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin, davacı şirketin ortağı iken, 2001 yılı Kasım ayında ortaklıktan ayrılması hususunda mutabakata varıldığını ve fiilen ortaklıktan ayrıldığını, 09.02.2002 tarihinde davacı şirket ortaklarının yardımı ile davalı ... adi ortaklığını kurduğunu, yeni işyeri açılması,
dükkan kiralanması hususlarında davacı şirket ortakları ile birlikte hareket edildiğini, müvekkilinin rekabet yasağını ihlal etmediğini, ticari sırları şirket aleyhine kullanmadığını, aksine müvekkilinin belgeye dayanmaksızın ticari defterlere düşülen tek taraflı kayıtlarla alacaklı iken borçlu duruma düşürüldüğünü, bu nedenle mahkemeden tespit yapılmasını istediklerini bu durumun onur kırıcı tavır olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiş, müvekkilinin haklı sebeplerle davacı şirket ortaklığından çıkmasına müsaade edilmesine ve sermayesine isabet eden çıkma hakkının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre, davalının, davacı şirketin ortağı ve müdürü iken davacı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... adi ortaklığını kurduğu, bilirkişi raporunda her ne kadar davalının, şirket ortaklarının muvafakatini ispat edemediği ve bu durumun rekabet yasağının ihlali olarak nitelendirileceği belirtilmiş ise de, dinlenen tanık beyanları ile davalının tamamen şirket ortaklarının zımni muvafakati ve onların yardımı ile davalı iş yerini kurduğunun anlaşıldığı, rekabet yasağını ihlal eden bir eylemin bulunmadığı, davalının davacı şirket aleyhine kötü beyanlarda bulunduğu,
şirket sırlarını ifşa ettiği, aleyhe propaganda yaptığı hususlarının soyut iddia şeklinde kaldığı, davalı ile davacı şirket ortaklarının şirketin yönetimi, çalışması ve bir çok hususta anlaşamadıkları, davalının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini talep etmekte haklı sebeplerinin olduğu, çıkma payının hesaplanması yönünden karar tarihine en yakın olacak şekilde şirket mal varlığının tespiti yoluna gidildiği, alınan rapor ve ek rapor kapsamında ortaklıktan çıkma payının 1.783,13 TL olduğu gerekçesiyle davacı-karşı davalının davasının reddine, davalı-karşı davacının davasının kabulüne, şirketten çıkmasına izin verilmesine,
çıkma payı olan 1.783,13 TL'nin davalı-karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Karşı dava, haklı sebeple şirketten ayrılmaya izin ve ortaklıktan çıkma payı istemine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklıktan çıkma payı hesaplanırken davalı-karşı davacının şirkete borçlu bulunup bulunmadığı bakımından, dayanağı olmayan şirket defterlerindeki kayıtlar esas alınmıştır. Dosya kapsamında, davalı-karşı davacının şirkete borçlu olup olmadığı bakımından borcun dayanağı kayıtların şirket defterlerine ne zaman işlendiği konusunda bir tespit ve değerlendirme yapılmamıştır.
Davalı-karşı davacının daha önce şirketin ortak ve müdürü olduğu ve fiilen ayrıldığını savunduğu Kasım 2001 tarihine kadar şirket defterlerinin tutulmasından sorumlu olduğu gözetildiğinde, borç kayıtlarının şirket defterlerine işlendiği tarih saptanarak bu kayıtların davalı-karşı davacının fiilen görev yaptığı tarihte düşüldüğünün anlaşılması halinde, bu kayıtların gerçeğe uygun olmadığı yönündeki itirazın davalı-karşı davacı bakımından M.K. m.2'de belirtilen dürüstlük kuralına aykırı olacağı, aksi durumda,
şirket defter kayıtlarının dayanağı bulunmaması sebebiyle davalı-karşı davacının şirkete borcunun bulunmadığının kabulü gerekeceği anlaşılmakla, bu durum araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu durum araştırılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan, kayıtlara göre davalı-karşı davacının şirkete olan borcu 10.415.010.000 TL olmasına rağmen, 09.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda davalı-karşı davacının şirkete borçlu bulunmadığı ihtimaline göre çıkma payı 23.075,01 TL olarak hesaplandıktan sonra, şirkete borcu bulunduğu ihtimaline göre yapılan hesaplamada çıkma payı 1.783,13 TL olarak belirlenmiş olmakla, raporda borç tutarından daha fazla indirim yapılmasının sebebi anlaşılamamış olup, bu yönden de hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5518, K. 2011/16295, 2 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama