KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5544 E., 2011/16285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2009/583-2009/736 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin akaryakıt istasyonu işletmecisi olduğunu, akaryakıt istasyonlarından birisinin de davalıya ait olduğunu, davalı ... encümeninin aldığı kararla, dava dışı kooperatife bağlı otobüslerin davalıya ait istasyondan akaryakıt alması halinde garaj çıkış ücreti olan 4,50 TL'nın alınmayacağına kararlaştırıldığını, öte yandan, davacının LPG satışı yapmak istediğini, davalı ... encümenini yeterli söndürme cihazının bulunmadığından bahisle izin vermediğini, halbuki, davalı ... istasyonunda LPG satışı yapıldığını ileri sürerek, davalının haksız rekabet kapsamına giren uygulamalarının men'ine, 3.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, görev itirazlarının olduğunu, davacının belediyede tek akaryakıt istasyonuna sahipken müvekkilinin akaryakıt istasyonu açması sebebiyle gelirinin düşmesinin normal olduğu, müvekkili belediyenin almış olduğu encümen kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kendine ait akaryakıt istasyonunda LPG satışı yaparken davacının LPG satışı için izin isteminin belediyenin yeterli yangın söndürme cihazı olmadığı gerekçesiyle reddetmesinin ve davalıya ait otobüs garajından çıkış ücretinin yükseltilerek davalı ... benzinliğinden akaryakıt alan araçlardan çıkış ücreti alınmayacağı yönündeki uygulamalarının haksız rekabet teşkil ettiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 3000 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalı belediyenin haksız rekabete yol açan uygulamaların men'ine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, haksız rekabetin men'i ve neticeleriyle ilişkin olup yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere, davalı belediyenin belediye garajından ücret almayacağına dair uygulaması bir promosyon niteliğinde olduğundan ve bu açıdan davalı aleyhine yorumlanamayacağından TTK'nun 56-vd maddelerine aykırılık suretiyle haksız rekabet teşkil etmez. Mahkemece bu husus nazara alınmadan bu uygulamanın haksız rekabet olarak kabulü, doğru olmamıştır. Davacının LPG ruhsatı verilmek suretiyle haksız rekabet yapıldığı yönündeki iddiasına gelince, davacı bu hususta belediyeye başvurmuş, belediye encümeni de başvuruyu reddetmiştir. Yapılan işlem idari bir karara dayandığından bu karar ortadan kaldırılmadan buna dayanak yapılan işlemlerin haksız rekabet olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma ve sebep ve şekline göre de davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
KARŞI OY
Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi (Belediye Kanunu m.3) olan ve kamunun birçok gücü ve imkanı elinde bulunan Belediye’nin özel teşebbüsün rahatlıkla faaliyette bulunabileceği ve bulunduğu (bu nedenle de kamunun öncü rol olmak ve halkın bu konudaki ihtiyaçlarını gidermek için faaliyette bulunmak zorunda kalmadığı) benzin istasyonu işletmeciliği yapması Türkiye gibi liberal ekonomi ilkelerini benimsemiş ülkelerde serbest rekabet ilkeleri açısından kabul edilebilir olmamasının yanında,
dava konusu olayda davalı ...’nin eylemleri, mahkeme kararında yeterli açıklıkta ve gerekçeli olarak değerlendirildiği gibi TTK’nun 56 vd maddelerinde düzenlenen haksız rekabet teşkil ettiği ve bu nedenlerle de mahkeme kararının onanması gerektiği kanaatindeyim. Bu sebeplerle Daire’nin sayın çoğunluğunun görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5544, K. 2011/16285, 2 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama