KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5540 E., 2010/7535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.03.2010 tarih ve 2009/524-2010/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının işleteni olduğu trende yolculuk etmekte iken trenin istasyonda durup kalkması sırasında meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin sağ bacağının diz kapağından kesildiğini, bu nedenle müvekkilinin iş kaybına uğradığını, davalının yerine getirmeyi üstlendiği taşıma akdine aykırı davrandığını ileri sürerek, müvekkilinin çalışamadığı günler ve işgücü kaybından dolayı uğradığı maddi zarar karşılık fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000 YTL, 04/03/2009 tarihli dava dilekçesi ile açılan Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/142E, 2009/478 sayılı 10/09/2009 tarihli kararıyla birleşen davada 12.000 TL maddi tazminatın olay tarihi 23/04/1999 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayda müvekkili kurumun kusurunun bulunmadığını, trenin bir dakikalık duruş süresi ardından hareket etmesiyle ters taraftan binmeye çalıştığı sırada düşerek yaralanan davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen ve kesinleşen manevi tazminat davasında da kabul edildiği şekilde tarafların %50 oranında kusurlu oldukları, davacının maluliyet tazminatı ve geçici iş görmezlik tazminatının 13.606,08 TL olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, daha önce taraflar arasında manevi tazminata ilişkin olarak görülen Bünyan Asliye Hukuk Mahkemesinin 07/01/2003 tarihli 2000/166 esas, 2003/19 sayılı kararında kusur oranları % 50' şer olarak belirlenmiş iken 15.04.2004 tarihli bozma kararımızda işbu davamızın özetlenmesi sırasında davacının % 80 davalının, % 20 kusurlu olduğunun belirtilmiş olması maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5540, K. 2010/7535, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama