KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5637 E., 2012/5380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 tarih ve 2006/836-2009/818 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait benzin istasyonunun davalı nezdinde sigortalı olduğu 23.07.2006 tarihinde işyerinin muhasebe kısmında günlük akaryakıt tahsilatının muhafaza edildiği kasanın kırılarak içinde bulunan yaklaşık 48.000,00 TL ve bir adet müşteri çekinin çalındığını, hasarın ödenmesine ilişkin olarak talepte bulunulan davalının hiçbir haklı gerekçe göstermeden hasarın ancak 1.243,00 TL kısmını karşılayabileceğini belirttiğini, poliçede kasa hırsızlığı için verilen teminat bedelinin 35.000,00 TL olup, kasanın değerinin de yaklaşık 1.500,00 TL olduğunu ve bu miktarın da sigorta kapsamı içinde bulunduğunu ileri sürerek, sigorta kapsamında olan 36.500,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 24 saat açık olan işyerinde 3 vardiya halinde çalışıldığını, ayrıca benzin istasyonu sahası ve ana bina çevresinin toplam 18 adet kamera ile izlendiğini, işyeri giriş kapısına ait kamera görüntülerinden yabancı bir kişinin işyerine girmediğinin anlaşıldığını, bu durumda davaya konu hırsızlığın firma çalışanları veya diğer ilgililerce yapıldığının ortaya çıktığını, meydana gelen hasar ve zararın sigorta teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerine kapılar zorlanarak girildiğinin polis ve sigorta eksperi tarafından yapılan inceleme ile de tespit edildiği, meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile poliçe limiti içinde kalan 35.600,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davalı ... şirketinin davadan önce 1.243,00 TL ödeme teklifinde bulunarak rizikoyu kabullenmiş olmasına göre de davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalıya sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle uğranılan zararın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir.Davacı, işyerinin muhasebe kısmında işlenen hırsızlık sonucu şirketin günlük akaryakıt tahsilatının muhafaza edildiği kasanın kırılarak içinde bulunan yaklaşık 48.000,00 TL paranın alındığını, poliçede verilen kasa hırsızlık teminatının 35.000,00 TL olması nedeniyle bu miktarın ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Taraflar arasında akdedilen ve davanın dayanağını oluşturan poliçenin “kasa hırsızlık klozu” başlığını taşıyan kısmında,
kasada bulunan paranın çalınmasına ilişkin taleplerde sigortalının kasa hareketlerini gösteren defter ile talebin kaynağını gösteren resmi belgeler ve bu belgelerin muhasebe kayıtlarına yansıtıldığını gösteren diğer defter kayıtlarının ibraz edilmesi ve birbirleri ile sigortalının beyanı ile tamamen uyumlu olmasının gerektiği belirtilmiştir.Bu durumda kasadan çalındığı iddia olunan paranın belirlenmesine ilişkin olarak açıklanan poliçe klozu uyarınca inceleme yapılması,
çalındığı iddia olunan ve poliçede verilen teminat miktarı uyarınca tahsili istenen paranın öncelikle anılan klozdaki hususlara göre varlığının kanıtlanması gerektiğinden defter kayıtları, kayıtlara dayanak oluşturan belgelerin incelenerek sonucuna göre kasadan alındığı iddia olunan para miktarının tespiti gerekirken anılan kloza uygun bir inceleme yaptırılmadan bu miktar paranın hafta sonu olması nedeniyle işyeri kasasında bulunmasının normal olduğu yönündeki gerekçeyle poliçe limiti olan 35.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5637, K. 2012/5380, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama