KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5673 E., 2012/5220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2009 tarih ve 2008/334-2009/261 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/04/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin "BİZİM" esas veya tek unsurlu bir çok tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "OVABİZİM+ Şekil" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE'ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, bir kısım emtianın başvuru listesinden çıkarıldığını, tesciline karar verilen mallar yönünden kısmi ret kararına karşı yapılan itirazın ise en son YİDK tarafından reddedildiğini,
oysa "BİZİM" sözcüğü sebebiyle orta düzeydeki tüketiciler nezdinde karışıklık yaratacağının kabul edilmesi gerektiğini, davalı şirket tarafından markaya eklenen "OVA kelimesinin markaları farklılaştırmaya yetmediğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, itiraz dilekçesinde ileri sürülmeyen tanınmıştık iddiasının sonradan ileri sürülemeyeceğini, 556 sayılı KHK m 8'1-b açısından dile getirilen iddiaların malların aynı veya benzer olmaması karşısında mesnetsiz olduğunun kabulü gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Akova Süt ve Gıda Mamulleri San ve Tıc. A. Ş.vekili, müvekkilinin 1957 yılından beri faaliyette bulunduğunu, "OVA" markası altında üretim yaptıklarını, şirket tarafından tescili talep edilen "OVABİZİM" ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markadan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu başvurunun davacı markaları ile 556 sayılı KHK m. 7/1-b maddesi anlamında aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadıkları, ancak KHK'nm 8/1-b bendi uyarınca iltibasa neden olacak şekilde benzer bulunduğu , davalı başvurusunun davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar elde edebileceği ya da, tanınmışlığına veya ayırt ediciliğine zarar verebileceği, dolayısıyla KHK'nin 8/4 hükmü uyarınca farklı görülen tüm mallar yönünden başvurunu reddi, tescil edilen markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalı başvurusunun kötü niyetle gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK'nun kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5673, K. 2012/5220, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama