KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5702 E., 2012/5436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.10.2009 tarih ve 2006/166-2009/618 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.04.2012 günde hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ....lenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı emtianın ABD’den Gebze’ye taşınması işinin 19.3.2004 tarihli hava taşıma belgesine istinaden davalılar tarafından üstlenildiğini, 25.3.2004 tarihinde bir adedinin gümrükten çekildiğini, diğer parçanın alıcı sigortalıya teslim edilmediğini, eksik çıkan mal bedelini sigortalılarına ödediklerini ileri sürerek ödedikleri 115.139 TL’nın ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı DHL Worldwide Ekspress Taşımacılık A.Ş. vekili, davaya konu taşımada acente olarak yer aldığını, taşımayı ABD’de mukim DHL US’un üstlendiğini, olayda sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımada iki kap emtiadan bir kabın alıcısına teslim edilmediği, ilk taşıyıcının DHL US, son taşıyıcının DHL Worldwide Ekspress Taşımacılık A.Ş. olduğu, Varşova Anlaşması'nın 30/3 maddesi uyarınca her iki taşıyıcıya karşı dava açılabileceği, olaya 1998 tarihinde yürürlüğe giren Varşova Anlaşması'nın uygulanması gerektiği ve bu nedenle de sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 420.24 SDR’nin hüküm tarihindeki karşılığı olan 975.34 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı, 115,139 TL'nın davalıdan faiziyle tahsilini istemiş, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 420.24 SDR'nin hüküm tarihindeki karşılığı 975.34 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HUMK'nun 427/2. maddesine göre miktar veya değeri 1.400 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin kararlar kesindir. Aynı Yasa'nın 432/4. maddesine göre temyizi kabil olmayan kararlara ilişkin temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden davalının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5702, K. 2012/5436, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama