KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5709 E., 2012/5224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2008/172-2009/736 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/04/2012 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ..... ile davalı vekili Av..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ....'in 06.09.2006 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacı müvekkillerinin kaldığını, murisin ölümünden önce İstanbul İli, Fatih İlçesi, İnkılap Sk. 206 Pafta.
857 ada, 26 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan 60 adet bağımsız bölüm için davalı bankanın Şişli Şubesinden 250.000 Euro dövize endeksli işyeri kredisi kullandığını, 60 ay vadeli bu kredinin aylık 5.245 Euro geri ödemesi olduğunu, murisin sağlığında bu taksitleri düzenli olarak ödediğini, davalı bankanın kredi açmak için hem ayni teminat (ipotek), hem de hayat sigortası istediğini, murisin bu isteme uygun olarak ipotek tesis ettiğini ve davalı bankaca Ak Emeklilik Hayat Sigortası yaptırıldığını, sigortanın 21.03.2005 tarihinde başladığını,
murisin 06.09.2006 tarihinde ölümünden sonra muris adına yaptırılan hayat sigortası poliçesi gereğince kredi bedelinin sigorta şirketinden tahsil edilmesi ve bankaca kredi borcunun tamamı tahsil edildikten sonra kalan miktarın keşideci müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, ancak yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını, poliçenin yenilenmediğinin bildirildiğini, davalının sözleşme ve bankacılık ilkelerine açıkça aykırı davrandığını ileri sürerek, şimdilik 250.000 Euro'nun temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Genel Kredi Taahhütnamesi ve Dövize Endeksli Konut İşyeri Kredisi Sözleşmesinde hayat sigortası yapma ve yeniletme yükümlülüğünün kredi kullanan muris üzerinde bırakıldığını, muris Saffet Demir'i yazılı talimatı olmadan hesabından kesinti yapılarak hayat sigortası poliçesinin yenilenmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, imzalanan Genel Kredi Taahhütnamesi'nin 22. ve Dövize Endeksli Konut/İşyeri Kredisi Sözleşmesi'nin 10. maddeleri uyarınca, davalı bankanın muris Saffet Demir'e ait hayat sigortası poliçelerini, kredi geri ödeme süresi sonuna kadar yenileme yükümlülüğü bulunmadığı, sözleşmelere göre bu konudaki sorumluluğun kredi borçlusuna ait olduğu, davacılar sigorta poliçesinin yenilenmesi konusunda murislerinin yazılı talimatı olduğunu iddia etmişlerse de bu konuda bir delil sunulamadığı, yapılan ilk Hayat Sigortası Poliçesinin süresinin murisin sağlığında 21.03.2006 tarihinde sona erdiği,
murisin poliçelerin yenilenmediğini bilmemesinin mümkün olmadığı, sözleşme hükümlerine göre sigorta yaptırma yükümlülüğünün kredi kullanan tarafa ait olduğu ve davalı bankanın bu konuda bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5709, K. 2012/5224, 3 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama