KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5759 E., 2011/17264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/03/2009 tarih ve 2007/299-2009/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mülkiyeti davalı ...’ye ait işyerinin müvekkili tarafından Dengemek Gıda Paz. ve San. Tic. Ltd.
Şti.den kullanım hakkının devralınması ve bu devre Belediye yetkililerinin izin vermesi sonucu hipermarket olarak kullanıldığını, müvekkili ile davalı ... arasında yapılan Protokol uyarınca müvekkilinin davaya konu yerin adliye binası olması durumunda 29.02.2000 tarihinde boşaltacağı, adliye binası olmaması durumunda ise taahhüdün hiçbir hükmü olmayacağının kararlaştırıldığını, taraflarca varılan anlaşmaya rağmen gerçeğe aykırı bir şekilde müvekkili şirketin işyerinde işgalci olarak bulunduğu gerekçesiyle işyerinin zorla boşaltıldığını,
taraflar arasında Protokol olmasına ve bu Protokol’deki koşulların gerçekleşmemesine rağmen davalının keyfi davranışı nedeniyle müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu taşınmazın haksız olarak, hiçbir akde dayanmadan davacı şirket tarafından işgal edildiğini, muhtelif tarihlerde yapılan uyarılara rağmen taşınmazın boşaltılmadığını, davacının her hangi bir zarara uğramadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 05.10.2006 tarihli bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının 1999 yılı için 3.000 TL, 2000 yılı için 5.000 TL ve 2001 yılı için de 7.000 TL olmak üzere toplam 15.000 TL miktar yönünden istemde bulunabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000 TL’nın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve bozma kararından sonra ıslah mümkün olmadığından yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve hükmedilen miktarı aşan kısmın ek davada tartışılacağının tabi bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5759, K. 2011/17264, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama