KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5835 E., 2011/16951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.11.2009 tarih ve 2008/369 - 2009/521 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ticaret ünvanının 16.02.1982 tarihinde Bursa ticaret siciline kayıt olduğunu, davalı ticaret ünvanının ise 27.02.2008 tarihinde İzmir ticaret siciline kaydedildiğini, davalı tarafça iltibasa meydan verecek şekilde ünvan kullanıldığını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını ve davalı ticaret ünvanının kayıt olduğu sicilden terkinini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin faaliyet alanlarının davacı şirket faaliyet alanlarından farklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, davacı ticaret ünvanının öncelikle tescil edildiği, TTK'nun 52. maddesi uyarınca tescil ve ilan edilmiş ticaret ünvanı kullanma hakkının münhasıran sahibine ait olduğu, bunun dışında işletme faaliyetlerinin aynı olma zorunluluğu bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının ticaret unvanının esas unsuru olan "ÖZDİLEK" ibaresinin ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere her ne kadar davacı üstün hak sahibi ise de, davalı ticaret unvanını 13.12.1993 tarihinde tescil ettirmiş, işbu dava ise yaklaşık 15 yıl sonra 09.05.2008 tarihinde açılmıştır. Bu durumda, tescil olunduğu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen uzunca bir süre davalı tarafından uyuşmazlık konusu ticaret unvanının kullanılmasına davacının sessiz kalması nedeniyle, işbu davanın açılmasının MK'nun 2.maddesine aykırılık oluşturup oluşturulmadığının tartışılmaksızın kararda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5835, K. 2011/16951, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama