KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5853 E., 2012/5912 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.008 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.02.2010 tarih ve 2008/294 - 2010/28 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan Bifa Bisküvi ve Gıda San.A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ve asli müdahil vekili Av.... ile davalılardan Bifa Bisküvi ve Gıda San.A.Ş. vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Yıldız Holding A.Ş.'nin Freshcake A.Ş.'ye ait 2004/27353 sayılı markayı taşıyan ürünleri özgün ambalaj kompozisyonu ile piyasaya sunduğunu, davalı şirketin 11.07.2005 tarihinde müvekkilinin ürün ambalaj kompozisyonu ile iltibas yaratacak biçimde BİFA ASORTİK +Şekil ibareli Çilekli Jöleli Kek ürünlerini içeren 2005/28645 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun müvekkilinin aynı tür ürünlerin piyasaya sunum kompozisyonundan doğan haklarına tecavüz oluşturacağından reddine karar verilmesi istemiyle gerçekleştirdiği itirazların TPE YİDK'nın 2008/M-4037 sayılı kararıyla reddedildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının tescilsiz biçimde kullandığı işaret ile davalı başvurusunun konusu olan işaret arasında karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede benzerlik bulunmadığını, kaldı ki davacının bu işareti hangi tarihte ilk olarak kullandığını ispat eder belgeleri kurum nezdinde sürmediği için önceliğin kendisine ait olduğunun da kanıtlanamadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının tescilli bir markasının bulunmadığını, bir başkasının sınai mülkiyet hakkına dayanarak başvuruya itiraz ettiğini, buna hakkının olmadığını, kaldı ki müvekkilinin başvurusunun konusu olan işaret ile davacının tescilsiz kullandığını ifade ettiği ambalaj kompozisyonu arasında karışıklığa sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin ASORTİK ibareli markasının 16.07.1999 tarihinden bu yana 1999/11623 sayısı ile TPE nezdinde tescilli bulunduğunu, bunun yanında Portakal Aromalı Jöleli Kek ürünleri için de 08.11.2004/36787 sayılı son başvuru konusu işaret ile benzer biçimi ihtiva eden marka tescilinin mevcut bulunduğunu savunarak davanın reddine talep etmiştir.
Yargılama sürerken 18.02.2009 tarihinde davaya asli müdahil olarak katılan ve her iki davalıya husumet yönelten Freshcake Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili müvekkilinin 27.08.2004/27353 sayılı markası ile davalının 11.07.2005/28645 sayılı markası arasında ortalama alıcıları karışıklığa düşürebilecek derecede benzerlik bulunduğunu ileri sürerek davalı şirkete ait 2005/28645 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar müdahilin davasının reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı marka hakkına dayanmayıp asli müdahilin markasını onun rızasıyla kullanarak piyasaya sunduğunu iddia ettiğine, marka sahibi asli müdahil de bu iddiaya katıldığına göre davacının gerek idari süreçte gerekse yargılama aşamasında lisans hakkına dayalı olarak kullanımına konu ambalaj kompozisyonu ile ilgili talepte bulunabilmesi mümkün olduğundan kendisinin husumet ehliyetinin bulunduğunun kabul edildiği,
davacı vekili, davalının 2005/28645 sayılı marka tescil başvurusunda itirazında daha önce Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/272 esas sayılı dosyasına da konu olan kendisine ait ambalaj kompozisyonunu sunduğu, bu ambalaj kompozisyonları ÜLKER KEKSTRA ÇİLEKLİ VANİLYA AROMALI KREMALI KEK ve ÜLKER KEKSTRA PORTAKALLI VANİLYA AROMALI KEK ibareli olduğu, anılan ambalaj kompozisyonlarının Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2004/272 esas sayılı dosyasına konu olmalarına göre en azından anılan davanın açıldığı 21.11.2002 tarihi itibariyle piyasaya sunulmuş olduklarının sabit olduğu,
davacının itiraz aşamasında sunmuş olduğu ambalaj kompozisyonları ile davalının 2005/28645 sayılı marka tescil başvurusunun konusu olan işaret arasında karışıklığa sebebiyet verebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacı vekili yargılama aşamasında 25.01.2008 havale tarihli delil listesinin Ek-1 sırasında itirazda sunduğu ürün ambalaj kompozisyonunu değil farklı bir ambalaj kompozisyonunu sunduğu, itirazda dayanılmayan kanıta yargılama aşamasında dayanma olanağının bulunmadığı, davacının aynı zamanda hükümsüzlük isteminde de bulunduğu,
davacının yargılamada dayandığı ambalaj kompozisyonunun, davalı marka tescil başvuru tarihinden evvel piyasaya sunmuş olduğu hususu kanıtlanamadığı, bu nedenle davacının hükümsüzlük istemli davasının da reddi gerektiği, asli müdahil 18.02.2009 tarihinde davaya katıldığı, talebinin davalının 2005/28645 sayılı markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, 2005/28645 sayılı marka asli müdahale tarihinden evvel 16.09.2008 tarihinde tescil edildiği, dolayısıyla bu asli müdahilin hükümsüzlük istemli davasının vakitsiz olmadığı,
hükümsüzlük davasında TPE'ne husumet yöneltilemeyeceği, asli müdahilin iş bu davaya dayanak yaptığı 27.08.2004/27353 sayılı markası KEKSTRA ÇİLEKLİ KEK DEĞİL KEKSTRA + Şekil ibareli olup, markanın bir bütün olarak ambalaj kompozisyonundan oluştuğu, markanın korunması için tescili yeterli olduğundan, bu markaya konu ambalajın hangi tarihte piyasaya sunulduğunun da öneminin bulunmadığı,
davalı şirketin teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı hâlde, kendi markasının kompozisyonunu, birebir aynılığa yakın derecede, dış görünüş, dizayn, renk, yazım biçimi ve tertip tarzı itibariyle, özgün bir tasarım oluşturan asli müdahilin markasının biçimine yaklaştırmasının, ortalama tüketicileri asli müdahilin markasını taşıyan ürünleri satın almak isterken, davalı işaretini taşıyan ürünlerin satın alınması biçiminde bir yanılgıya düşürerek karışıklık yaratacağı, davalının adına 08.11.2004/36787 sayılı markanın tescilli bulunması da varılan sonucu değiştiremeyeceği,
zira 2004/36787 sayılı markanın tescil tarihi ile davalının son başvurusunun konusu olan 2005/28645 sayılı başvurunun tarihi arasında bir yıllık bile zaman aralığı bulunmadığı gibi, asli müdahilin 2004/27353 sayılı markası, bunların her ikisinden daha eski tarihi taşıdığı, önceki markaların serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan, asli unsur yanında bazı ekler de içeren yeni ve seri bir marka olarak kabulüne de olanak bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava bakımından davanın reddine, asli müdahilin davası bakımından ise, asli müdahilin davasının yalnız hükümsüzlüğe ilişkin bulunması,
mücerret hükümsüzlük istemli davalarda ise TPE'ne husumet yöneltilememesi sebebiyle TPE'ne karşı açılan hükümsüzlük istemli davanın reddine,asli müdahilin davalı şirkete karşı açmış olduğu davanın kabulü ile davalı adına tescilli 11.07.2005 gün 2005/28645 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Bifa A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Bifa Bisküvi ve Gıda San.A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5853, K. 2012/5912, 12 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama