KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6137 E., 2010/9457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/05/2008 gün ve 2007/200-2008/108 sayılı kararı onayan Daire’nin 08.02.2010 gün ve 2008/10686 - 2010/1408 sayılı kararı aleyhinde davalı TPE vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tu
Davacı vekili, müvekkilinin 4/1-4, 35/1-8, 39/1-11 ve 40/1-28. sınıf mal ve hizmetleri içeren TürkOil+şekil ibareli 2005/30479 numaralı marka tescil başvurusunun, Markalar Dairesi tarafından 4/1 ve 4/3. sınıf ürünler yönünden 21.07.2003/18968 ve 21.07.2003/18969 sayılı, sırasıyla TURKOIL ve TÜRKPETROL TURKOIL ibareli markalar mesnet gösterilerek 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi uyarınca;
diğer mal ve hizmetler bakımından da TürkOil ibaresinin başvuruda yer alan mal ve hizmetler için coğrafi kaynak ve vasıf bildirici olması gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca reddedildiğini, “başvuru konusu olan işaretin uzun süreli kullanımla ayırt edicilik kazandığı, reddinin hukuka aykırı olduğu” gerekçeleri ile ret kararının kaldırılması için yapılan itizarın YİDK tarafından 2007/M-1457 sayılı karar ile reddedildiğini ileri sürerek, YİDK’in 2007/M-1457 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markaların görselliği, ses uyumu ve telaffuzu itibariyle aynı bulunduğunu, tescil kapsamına alınmak istenilen mal ve hizmetlerin aynı tür olması sebebiyle anılan hizmetlerin yararlanıcıları nazarında karışıklığa yol açacağını, TürkOil ibaresinin başvuruda yer alan mal ve hizmetler üzerinde coğrafi kaynak ve vasıf bildirici olması gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nin 7/1-c maddesi uyarınca reddinin zorunlu olduğunu savunmuştur. Davalı Türk Petrol Vakfı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı başvurusunun konusu olan işaret ile redde mesnet alınan markaların görsel, anlamsal ve umumi intiba itibariyle benzer oldukları, ayırt ediciliğin TÜRKOİL ibaresi ile sağlandığı, diğer unsurların ayırt ediciliğe katkısının bu kelimelere göre geri planda bulunduğu, redde mesnet 2003/18969 sayılı markada yer alan TÜRKPETROL ibaresinin Türk oil ibaresinin Türkçe karşılığı olup aynı anlamı taşıdığı, davacı başvurusunun konusu olan işaretin, redde mesnet davalı vakfa ait markalar ile görsel, anlamsal, fonetik ve umumî intiba itibariyle benzer mahiyette bulunduğu,
davacı başvurusunun kapsamında bulunan 4/1, 4/3, 35/8, 39/5 ve 40/13 sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin tebliğde davalı markaları ile aynı sınıfın aynı alt grubunda bulunmaları, diğerlerinin ise davalı vakfa ait redde mesnet markaların kapsamındaki ürünlerin bir mağazada satışa sunulmasının mümkün ve zorunlu bulunması;
anılan mal ve hizmetlerin bir bütün olarak değerlendirilebilir, birbiriyle bağlantılı olan dağıtım ve hizmet kanallarına ait bulunması karşısında benzer tür olduklarının kabulü gerektiği, başvuru kapsamında bulunan ve reddedilen 4/1, 4/3, 35/8, 39/5 ve 40/13. sınıf mal ve hizmetler için 556 sayılı KHK’nin 7/b maddesi koşullarının gerçekleştiği, davacı tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazandırdığını ileri sürmüş ise de redde mesnet markayı terkin ettirmeden kendi markalarının tescilini sağlama olanağının bulunmadığı,
başvuruda yer alan ve anılan mal ve hizmetler dışında kalan mal ve hizmetlerin normal düzeyde bilgilendirilmiş ve makul ölçüde dikkatli, ortalama düzeydeki sunucu/yararlanıcı/tüketici kitlesi tarafından işaret görüldüğünde hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan ve doğrudan doğruya işareti, anılan ürün ve hizmetlerin coğrafi kaynağı veya bir vasfı olarak algılamalarının mümkün olmaması sebebiyle marka olarak tescil edilmelerine bir engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 2007/M-1457 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 4/1, 4/3, 35/8,
39/5 ve 40/13. sınıf mal ve hizmetler haricinde kalan mal ve hizmetler bakımından iptaline, sair istemlerin reddine dair verilen kararın davacı ve davalı TPE vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı TPE vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı TPE vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6137, K. 2010/9457, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama