KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6291 E., 2010/6117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.05.2004 gün ve 2003/578 - 2004/540 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortaklığından 01.12.1001 tarihinde ihraç edildiğini, aradan iki yıl geçmesine rağmen çıkma alacağının ödenmediğini ileri sürerek, 3.074,00 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının alacağının 3.704,00 TL olup, 31.12.2001 tarihli bilançoya göre belirlenmesi gerektiği ve 17.04.2002 tarihinde muaccell hale geldiği gerekçesiyle anılan meblağın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihraç edilen ortağın çıkma alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkeme ilamı 07.07.2004 tarihinde davalı kooperatifin Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olduğu belirtilerek ...’e tebliğ edilmiştir. Davalı vekili, adı geçenin kooperatifle ilgisinin bulunmadığını, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 32. maddesi ve Tüzüğün 51. maddesi usulsüz tebliğ halinde izlenecek yolu düzenlemiştir. Buna göre, usulsüz tebliğ halinde muhatap tebliği öğrenmiş ise tebligat geçerli hale gelir.
Bu durumda, usulsüz tebliğin geçerli hale gelebilmesi için, muhatabın usulsüz tebliği öğrenmiş olduğunu beyan etmesi gerekir. Muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarih, tebliğ tarihi sayılır. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Dördüncü Baskı 1984 Cilt IV, s.3820).
Somut olayda mahkeme ilamı 07.07.2004 tarihinde usulsüz tebliğ edilmiş, muhatap usulsüz tebligattan haberdar olarak 27.08.2004 tarihinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/1715 Esas sayılı dosyasıyla, usulsüz tebligat nedeniyle iadei muhakeme talep etmiştir. Dosya içinde bulunan anılan dava dosyasının karar fotokopisine göre, davalı, usulsüz tebligattan haberdar olmuştur.
Bu durumda usulsüz tebliğden haber olunduğu tarihte tebligat yapılmış sayılacağından süresi içinde kararın temyiz edilmesi gerekirken, yaklaşık dört yıl sonra temyiz dilekçesi verilmesi nedeniyle temyizin süresinde yapılmadığının kabulü gerekir.
01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6291, K. 2010/6117, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama